KENTSEL TASARIM  /  URBAN DESIGN

İTÜ Fen Bilimleri Enstitüsü Disiplinlerarası Yüksek Lisans Programı     /      MSc in Urban Design ITU Institute of Science and Technology

ana sayfa/home page  

tezler / dissertations

  • 2004-2005
    Yeşim Duygu ERGÜNEY (Ekim 2005) Multi-Logue: Socio-Spatial Interpretations within the Metropolitan City, (Danışman Prof. Dr. Nur Esin)
     
  • 2005-2006
    Gülcemal ALHANLIOĞLU, (Şubat 2006)  Kentsel Mekanda Su Elemanı: Boğaziçine Dökülen Dereler, (Danışman: Prof. Dr. Mehmet Ocakçı)

E. Dilşat DOĞAN (Şubat 2006) Kıyı Alanlarında Kentsel Dönüşüm Çalışmaları ve İstanbul Örneği (Danışman: Prof. Dr. Hale Çıracı)

Ufuk ALTUNBAŞ (Haziran 2006), Kent Merkezlerinde Yayalaştırmanın İşlevsel Değişimi Üzerine Etkileri: İstiklal Caddesi Örneği (Danışman: Prof. Dr. Mehmet Ocakçı)

Hazel ALKIM (Haziran 2006), Süleymaniye' nin Space Syntax Metodu ile Morfolojik Analizi, (Danışman: Prof. Dr. A. Sema Kubat)

Mustafa DEMİRALP (Haziran 2006), Ondokuzuncu Yüzyıl İzmir  Türk ve Levanten Mahallerinin Karşılaştırılması, (Danışman: Prof. Dr. A. Sema Kubat)

Özlem ÖZER (Haziran 2006), Yaya Hareketleri ve Mekan İlişkisi-İstanbul Galata Bölgesi Örneği (Danışman: Prof. Dr. A. Sema Kubat)

Zeynep ÖZDAMAR (Haziran 2006) İstanbul' un 1950-1990 Dönemindeki Kentsel Gelişminin Türk Sinemasındaki Temsili (Danışman: Prof. Dr. Mehmet Ocakçı)

Harika KABADAYI (Haziran 2006), Yaşam Kalitesi ve  Kullanıcı Memnuniyetinin Kentsel TAasarımdaki  Etkisine  Çok Boyutlu Yaklaşım (Danışman: Prof. Dr. Hale Çıracı)
 

Pınar YILDIRIM (Şubat 2007) Siberuzayın Kentsel Tasarım ve Planlamada Katılım Amaçlı Kullanımı ve Bir Arayüz Önerisi (Danışman: Prof. Dr. Fulin Bölen)

İlir NASE (Haziran 2007), Liberal Ekonominin Tiran Kentsel Dokusu Üzerindeki Etykileri: Tranzisyon Önce ve Sonrası Kentsel Dinamikler (Danışman: Prof. Dr. Mehmet Ocakçı)

Senem  KALKANCI (Haziran 2007), Yaya Güzergahındaki Yeme-İçme Mekanlarına İlişkin Karşılaştırmalı Bir Analiz ve Nişantaşı Bölgesi İçin Bir Kentsel Tasarım Önerisi (Danışman: Sinan Mert Şener)

Amber NİKSARLIOĞLU (Temmuz 2007), Kültür Eksenli Kentsel Dönüşüm: 2010 Avrupa Kültür  Başkenti Olarak İstanbul, (Danışman: Y. Doç. Dr. İpek Akpınar)

Fatma Esra GEMİCİ (Ekim 2007) Gündelik Hayatın, Mekan Pratikleri ile İlişkisinde Yeni Kamusal Alanların Yorumlanması: Alışveriş Merkezleri(Danışman: Doç. Dr. Arda İnceoğlu)

ders planı/curriculum
ders içerikleri/courses
yürütme kurulu/administration
danışmanlar/ supervisors
Erasmus Exchange
duyurular/announcements
öğrenciler/students
tezler/disertations
mezunlar/graduates
bağlantılar/links
iletişim/contact
 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Tez Öğrencisi

Ilir NASE

Danışman Adı

Prof. Dr. Mehmet OCAKÇI

Tez Türü

Yüksek Lisans

Ay

Haziran

Yıl

2007

Başlık

LİBERAL EKONOMİNİN TİRAN KENTSEL DOKUSU ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ: TRANZİSYON ÖNCE VE SONRASI KENTSEL DİNAMİKLER

Özet

Merkezi ekonomiden pazar ekonomisine geçiş, Doğu Blok ülkelerinde farklı tepkilere yol açmıştır. Bu geçiş döneminde ülkelerin gösterdiği performans, ülke şehirlerinin mekansal yapılandırmasını doğrudan etkilemiştir. Bu çalışmada, karşılaştırma yöntemleri ve şehircilik analizleri kullanılarak liberal ekonominin Tiran’daki komünizm döneminden kalma kentsel yapısını değiştirdiği ifade edilmiştir. Ayrıca mekansal değişimin şehrin sosyo ekonomik yapısı ile karşılıklı etkileşim içerisinde, paralel bir gidişat izlediği de ispatlanmıştır. Değişimin boyutlarının Tiran’ın farklı özelliklere sahip kentsel alanlarına göre farklılık göstermekte olup, kent içindeki konumu, alanın ekonomik geçiş dönemi öncesi kentsel dokusu ve alanın sosyo ekonomik yapısı gibi faktörlere dayandığı vurgulanmıştır.

Anahtar Kelime

Arnavutluk, Tiran, Kentsel Doku, Ekonomik Geçiş,

 

Tez Öğrencisi

Pınar Yıldırım

Danışman Adı

Prof. Dr. Fulin Bölen

Tez Türü

Yüksek Lisans

Ay

Şubat

Yıl

2007

Başlık

SİBERUZAYIN KENTSEL TASARIM VE PLANLAMADA KATILIM AMAÇLI KULLANIMI VE BİR ARAYÜZ ÖNERİSİ

Özet

Moderniteden çağımızın bilişim toplumuna uzanan süreçte telekomünikasyonun gelişimi, elektroniğin gittikçe minimalleşmesi ve siberuzay kavramının ortaya çıkışı; sosyal dokuyu ve dolayısı ile kentleri bir çok açıdan etkilemektedir. Kentleri dönüşüme zorlayan bu gelişmeler doğru analiz edildiği takdirde bir çok alanda kullanılabilir güçlü bir araç olarak ortaya çıkmaktadır. Bu amaçla çalışmanın ilk bölümünde kentsel tasarım ve planlama alanı olarak siberuzayın yapısı, özellikleri ve kentsel tasarımla olan ilişkisi çeşitli açılardan incelenmektedir. Yapılan bu inceleme kentsel tasarım ve planlama sürecinde gelişen teknolojilerin etkilerinin ve özelliklerinin idrak edilerek, kullanım potansiyelinin kavranması amaçlanmaktadır. Ancak hızla gelişen yeni teknolojiler kentleri olduğu kadar, planlama sürecini de farklılaştırmıştır. Çalışmanın ikinci bölümünde planlamaya halkın katılımının geleneksel yöntemleri incelenmektedir. Bu bağlamda ortaya çıkan yeni teknolojik gelişimler geleneksel bu yöntemleri dönüştürerek dijital ortama taşımıştır. Ancak kentsel tasarım ve planlama sürecinde projenin başarısının halkın katılımından geçtiği halen tartışmasız bir gerçektir. Geliştirilen projenin tüm aşamalarında halkı karar alma süreçlerine dahil etmek, uygulamanın sürdürülebilirliği ve başarısı için önemli bir etkendir. Fakat siberuzay ve dijital teknolojiler, bu amacı gerçekleştirmek için büyük bir potansiyel taşımaktadır. Gerek projenin oluşturulmasında, gerekse halk tarafından katılımın sağlanmasında, bilişim sektöründeki yeni gelişimler farklı birçok imkanı da beraberinde getirmiştir. Çalışmanın üçüncü bölümünde dijital teknolojinin katılım amaçlı kullanım yöntemleri aktarılarak, farklı katılım seviyeleri çeşitli örnekler üzerinden incelenmiştir. Araştırmanın son bölümünde ise seçilen örnek bir proje, kullanıcının katılımına olanak sağlamayı hedefleyen, internet tabanlı bir arayüz önerisi ile sonuçlanmaktadır. Oluşturulan arayüz denek kullanıcı kitlesi tarafından test edilerek geleceğe yönelik gelişim ve sınırlamaları irdelenmiştir.

Tez Öğrencisi

Fatma Esra Gemici

Danışman Adı

Doç. Dr. Arda İnceoğlu

Tez Türü

Yüksek Lisans

Ay

Ekim

Yıl

2007

Başlık

GÜNDELİK HAYATIN, MEKAN PRATİKLERİ İLE İLİŞKİSİNDE YENİ KAMUSAL ALANLARIN YORUMLANMASI: ALIŞVERİŞ MERKEZLERİ

Özet

Yaşamsal ilişkiler ile kent arasındaki ilişkide mekan ve mekanın organizasyonuna yeni anlamlar yüklenmektedir. Toplumun süreç içinde geçirdiği teknolojik, politik, ekonomik ve sosyal alanlardaki tüm gelişmeler, kentin fiziksel ve sosyal biçimlenişini yönlendirmektedir. Günümüzde, her türlü tüketimin merkezi olma yönünde değişen kentler, küresel ekonomik ve sosyo-kültürel güçlerin yönlendirmesiyle birbirlerine benzemek doğrultusunda bir yönelimin etkisi altında kalmışlardır. Bu değişimlerin ışığı altında gittikçe önemi artan yeni mimari tipolojilerden olan alışveriş merkezlerinin oluşumu ve kent içi durumu ile kentsel yaşam biçimlerinin gündelik hayat pratiklerinin üzerindeki etkisi dikkat çekmektedir. Küresel sermayenin de etkisiyle neredeyse kentsel yaşamın her alanını işgal eden alışveriş kavramı artık kentin çok büyük bir kısmını bu yönelimin çevresinde biçimlendirmekte, toplum hareketlerini yönlendirerek tüketimi arttırmak amacıyla toplumsal mekanlara seri bir şekilde eklenip kentsel mekanı değiştirmektedir. Kentlerin fiziksel ve sosyal biçimlenişinde önemli bir işleve sahip olan mimarlık pratiği de mekansal örgütlenmesini bu yeni biçimleniş etrafında şekillendirmektedir. Tüketim toplumu olarak adlandırılan günümüz toplumunda mimarlık ürünleri toplumsal yapı içindeki değişimlerin izlendiği fiziksel mekanlar olmuşlardır. Tez çalışmasında, günümüzün yeni kamusal mekanları, kapitalizm ile önem kazanan tüketim kültürünün mekansallaşmasına en büyük tesiri olan yeni mimarlık ürünlerinin alışveriş merkezlerinin ortaya çıkışının sebepleri, mekan kavramındaki değişim ve geleceğin yeni mekanlarının irdelenmesi hedeflenmektedir.

Anahtar Kelime

kent, gündelik hayat, tüketim, küreselleşme, mimarlık ürünleri

 

Tez Öğrencisi

Senem Kalkancı

Danışman Adı

Sinan Mert Şener

Tez Türü

Yüksek Lisans

Ay

Haziran

Yıl

2007

Başlık

YAYA GÜZERGAHINDAKİ YEME-İÇME MEKANLARINA İLİŞKİN KARŞILAŞTIRMALI BİR ANALİZ VE NİŞANTAŞI BÖLGESİ İÇİN BİR KENTSEL TASARIM ÖNERİSİ

Özet

Bu çalışmada bulvar boyunca yaya akışının yol boyu yeme-içme mekânlarına katkısı ve bu kapsamda alınabilecek kentsel tasarım kararlarına katkı sağlayacak bir analiz yer almaktadır. Çalışma kapsamında planlanmış bulvar niteliğindeki Bağdat Caddesinin yaya güzergâhı ve üzerindeki yeme-içme mekânları ilişkisi ile Nişantaşı bölgesi karşılaştırmalı olarak incelenmiştir. Bu bağlamda Bağdat Caddesi üzerindeki yeme-içme mekânlarının yaya yolu ile ilişkisinde oluşturduğu açık, yarı-açık ve kapalı mekânların oluşum şekilleri ile planlanmamış bulvar niteliğindeki Nişantaşı bölgesindeki yeme-içme mekânları ve yaya yolu ilişkisi incelenmiştir. İki örnek arasındaki ticari ve kentsel kullanım konforu bakımından farklar analiz edilmiştir. Bu bağlamda Nişantaşı semtindeki plansız gelişmiş yaya yolu ile yeme-içme mekânlarının olumsuz durumları tespit edilip bazı caddeler için kentsel tasarım bağlamında öneriler geliştirilmeye çalışılmıştır.

Anahtar Kelime

Yaya, yaya kaldırımı, yeme-içme mekânları, planlanmış bulvar, planlanmamış bulvar, kentsel tasarım, yayalaştırma

 

Tez Öğrencisi

Amber Niksarlıoğlu

Danışman Adı

Y. Doç. Dr. İpek Akpınar

Tez Türü

Yüksek Lisans

Ay

Temmuz

Yıl

2007

Başlık

KÜLTÜR EKSENLİ KENTSEL DÖNÜŞÜM: 2010 AVRUPA KÜLTÜR BAŞKENTİ OLARAK İSTANBUL

Özet

Kültür tarihsel süreç içinde farklı anlamlarla tanımlanagelmiştir. Eğitim sonucunda edinilen bilgi birikimi de, insanlar tarafından oluşturulan her türlü üretim de, uygarlığın kendisi de yerine göre kültür olarak ifade edilmiştir, edilmektedir. Bugün ise kültür başka bir boyutuyla öne çıkmaktadır. Önceleri kültürel birikime sahip olan ve olmayan insanlar veya toplumlar arasında hiyerarşi yaratarak ayrışmalara neden olan bu kavram günümüzde, kentlerin dönüşümünü sağlayan başlıca araç olarak karşımıza çıkmaktadır. Kentlerin bir yandan kültürel etkinlikler ve donatılarla ekonomik, dolayısıyla da mekansal bakımdan yeniden canlanması sağlanırken, diğer yandan toplumsal ayrışma sorunu da çözülmeye çalışılmaktadır. Bu çalışmanın ana konusu kültür eksenli kentsel dönüşümün incelenmesidir. Bu doğrultuda ilk olarak konuya ilişkin kuramsal tanımlamalar irdelenmekte, sonrasında ise Avrupa Kültür Başkenti programına odaklanılarak, 2010’da Avrupa Kültür Başkenti olacak İstanbul’un bu deneyiminin kent mekanına olası yansımaları üzerine öngörüde bulunulmaktadır. Henüz 2010 kapsamında uygulanması kesinleşen kentsel proje olmadığından, inceleme mevcut durum değerlendirmesi ve söylem analizi ile gerçekleştirilmiştir. Daha önceki Avrupa Kültür Başkentleri de göz önünde bulundurduğunda varılan sonuç, kültür yılının yerel yönetim tarafından akılcı bir planlama anlayışıyla ve sürdürülebilir bir perspektifle değerlendirildiği takdirde, kente kalıcı kazanımlar sağlayacağı olmuştur.

Anahtar Kelime

Kültür, çokkültürlülük, kültürel sermaye, kültür eksenli kentsel dönüşüm, kültür kenti / başkenti, yarışan kentler

 

Tez Öğrencisi

E. Dilşat DOĞAN

Danışman Adı

Prof.Dr. Hale Çıracı

Tez Türü

Yüksek Lisans

Ay

Şubat

Yıl

2006

Başlık

KIYI ALANLARINDA KENTSEL DÖNÜŞÜM ÇALIŞMALARI VE İSTANBUL ÖRNEĞİ

Özet

Bu çalışmada, kıyı alanlarının kentlerin gelişimi açısından önemi vurgulanarak, tarihsel süreçte kıyı alanı kullanımları, kentsel dönüşümün ortaya çıkışı ve nedenleri, bununla beraber kıyıların yeniden yeni kullanımlara açılmaları açıklanmıştır. Kıyı alanlarında yaşanan değişim sürecinin gerektirdiği kentsel yenileme olgusunun açıklanmasıyla beraber dünyanın birçok kentinde gerçekleştirilmiş ve gerçekleştirilmekte olan kıyı alanı yeniden geliştirme projelerinin konumu ve önemleri, proje alanı ve kapsamları, yenileme nedenleri, organizasyon modelleri ve sonuçları araştırılmış ve bu çalışmaların proje büyüklüğü, işlevsellik ve organizasyon modelleri bakımından benzer ve farklı yönleri ortaya konmuştur. Sonrasında su öğesinin İstanbul için önemi ve kıyı alanı kullanımlarının değişim süreci araştırılarak ülkemizde de yavaş yavaş beliren dönüşüm olgusunun beraberinde getirdiği İstanbul için kıyı alanı öneri dönüşüm projeleri incelenmiştir. Bu öneri projeleri dünyanın birçok büyük kentinde gerçekleştirilmiş ve gerçekleştirilmekte olan kıyı alanı yenileme projeleriyle karşılaştırılarak benzer ve farklı yönleri ortaya konmuştur. İstanbul kıyı alanlarının halkın kullanımına daha fazla açılarak, halkın kıyı alanlarından maksimum derecede faydalanabilmesi adına önerilerde bulunulmuştur.

Anahtar Kelime

Kıyı alanları, kentsel dönüşüm

 

Tez Öğrencisi

Gülcemal ALHANLIOĞLU

Danışman Adı

Prof.Dr. Mehmet OCAKÇI

Tez Türü

Yüksek Lisans

Ay

Ocak

Yıl

2006

Başlık

KENTSEL MEKANDA SU ELEMANI: BOĞAZİÇİNE DÖKÜLEN DERELER

Özet

Ülkemizde hızlı kentleşmeyle birlikte kentsel alanlarda doğal kaynakların yok olması, mevcut doğal kaynakların kentsel mekân içerisinde etkin bir şekilde kullanılamaması, kentlerde yaşam kalite düzeyinin yükseltilmesi ve sürdürülebilirlik hedeflerini zorlaştırmaktadır. Bu tez çalışmasının amacı, doğal çevrenin sürdürülmesi kapsamında, ülkemiz kentlerinde, üzeri kapatılan ve kentsel mekan içerisinde sağlıksız olarak bulunan derelerin, kente yeniden kazandırılması bağlamında, kent kimliğinin bir öğesi olarak kentsel açık alan sistemi içerisindeki öneminin araştırılmasıdır. Böylelikle kentsel yaşam kalite düzeyini artırmak için yapılacak çalışmalara yardımcı olmaktır. Tez çalışmasının hipotezi; Derelerin sağlıklı biçimde kentsel mekan içerisinde yer almaları veya kentlere yeniden kazandırılmaları, kentlere kimlik, estetik, görsel açıdan zenginlik katacak ve yaşam kalite düzeyini olumlu yönde etkileyecektir, şeklinde belirlenmiştir. Bu hipotezlerin test edilmesi için İstanbul Boğazının formu göz önüne alınarak, Boğaziçi’ne dökülen dereler araştırma kapsamına alınmıştır. Yapılan sınıflamaya göre İstanbul Boğazı’nda; Beykoz Çubuklu deresi, Üsküdar İstavroz deresi, Göksu deresi, Sarıyer deresi, ve Tarbaya deresi farklı özellikleri yansıtan, analiz alanları olarak tespit edilmiştir. Bu alanlar üzerinde değerlendirme yapabilmek üzere alansal ve morfolojik analizler yapılmıştır.Yapılan araştırmalar sonucunda görülmüştür ki; üzeri açık olan dereler, kentsel mekan içinde görsel ve işlevsel olarak sağlıksız bir şekilde yer almaktadır. Bu durum kentsel yaşam kalite düzeyini olumsuz yönde etkilemektedir. Derelerin üzerinin kapatılması, geçmişten bu yana derenin varlığına göre şekillenmiş olan kentin formunun değişmesine ve doğal çevreden kaynaklanan kimliğin kaybolmasına neden olmaktadır.Yapılan analizlerden elde edilen bulguların ışığında, derelerin üzerinin açılması ve üzeri açık derelerin sağlıklı bir şekilde kentsel mekan içinde yer almaları, görsel, işitsel ve psikolojik gibi estetik nedenlerin yanı sıra, iklim ve gürültü kontrolünün sağlanması ve rekreasyonel açıdan kullanım olanakları tanıması bakımından da kentsel yaşam kalite düzeyini arttırıcı etkileri bulunmaktadır. Bu sonuçlardan yola çıkılarak, ülkemizde üzeri kapatılarak yok edilen derelerin üzerinin açılarak kente yeniden kazandırılması, yaşamsal kaliteyi olumlu yönde etkileyeceği gibi kentin doğal faktörlerden kaynaklanan kimliğinin korumasına ve doğal verilerin gelecek kuşaklara iletilmesine imkân tanıyacaktır.

Anahtar Kelime

Sürdürülebilirlik, Kentsel Yaşam Kalitesi, Kent Kimliği, Kent Dokusu, Dere

 

Tez Öğrencisi

HARİKA KABADAYI

Danışman Adı

PROF.DR. HALE ÇIRACI

Tez Türü

Yüksek Lisans

Ay

Haziran

Yıl

2006

Başlık

YAŞAM KALİTESİ VE KULLANICI MEMNUNİYETİNİN KENTSEL TASARIMDAKİ ETKİSİNE ÇOK BOYUTLU YAKLAŞIM

Özet

Çok boyutlu bir yapıya sahip olan yaşam kalitesi, mutlu insanlar ve sağlıklı bir toplumda önemli bir olgu ve değerlendirme aracı olarak düşünülmektedir. Yaşam kalitesi ölçümlerinde memnuniyet ve konut alanı memnuniyeti kavramları detaylı olarak ele alınmaktadır. Yaşam kalitesi ve konut alanı memnuniyetinin literatürde yapılan çalışmaları değerlendirilmiş ve değerlendirilen parametrelerin sonuçlarına yer verilmiştir. Yaşam kalitesinin geliştirilmesi için yapılacak olan çalışmalar, bireylerin ve toplumun yaşam kalitesi hakkındaki düşüncelerini, duygularını, memnuniyetlerini ve algılarını anlamamızı sağlamaktadır. Bu çalışmada, değişen kentsel alanda yaşam kalitesi kriterlerini ve konut alanı memnuniyet göstergelerini inceleyerek kaliteye çok boyutlu bir yaklaşım modeli oluşturulması amaçlanmıştır. Yaşam kalitesi ve konut alanı memnuniyeti konuları ile ilgili olarak yapılan araştırmalar incelenerek bu konunun değerlendirilmesi farklı bir bakış açısıyla yapılmaya çalışılmıştır. Bu kapsamda yaşam kalitesi ve memnuniyet kavramlarının değerlendirildiği bir yaklaşım ortaya konulmaya çalışılmıştır.

Anahtar Kelime

Yaşam Kalitesi, Memnuniyet, Kentsel Tasarım

 

Tez Öğrencisi

Nilgün Çakır

Danışman Adı

Prof. Dr. Hülya Turgut Yıldız

Tez Türü

Yüksek Lisans

Ay

Aralık

Yıl

2006

Başlık

GÜNÜMÜZ KENT DİNAMİKLERİNİN KENTSEL DÖNÜŞÜME ETKİLERİ

Özet

Tez çalışmasının amacı, ülkemizde son yıllarda sıklıkla gündeme gelen ‘kentsel dönüşüm’ olgusunun küresel düzlemde ortaya çıkan kentsel dinamiklerin etkisiyle hangi oluşumlar içinde şekillendiğinin Avrupa süreci ile karşılaştırmalı olarak ortaya konmasıdır. Tezin ana problemi ise, Türkiye için ele alınan veya alınması düşünülen kentsel dönüşümlerin bir yandan küresel söylemlerle hızlı bir süreçte şekillenirken, diğer yandan kentsel dönüşümün temelini oluşturan kavramların gözardı edilmesi olasılığı üzerine geliştirilmiştir. Bu amaç doğrultusunda; Değişim dönüşüm ve kentle ilgili temel kavramlar ele alınmış ve açıklanmıştır. Bunlar, küreselleşme ve sürdürülebilir kentsel gelişim üzerinde sıklıkla durulan kentlerin dönüşüm süreçlerinde etkin kavramlar olarak ele alınmıştır. Kentlerin dönüşüm süreçlerinin modernizm, postmodernizm ve küresel yeniden yapılanma sürecinde geçirdikleri değişimler ile günümüz kentinde ortaya çıkan kavramlar ve oluşumlar ortaya konmuştur. Kentsel dönüşüm kavramının açılımları yapılmış, çok boyutlu yönleri ortaya konmuştur. Sonrasında, Avrupa ve Türkiye’deki kentsel dönüşüm süreci incelenmiş, analiz edilmiş ve bu süreçte ele alınan yaklaşımlar incelenmiştir. Bu süreç sonunda, bütün veriler ışığında, günümüz kent dinamikleri ortaya konulmuş ve kentsel dönüşümün oluşumuna etkileri kategorize edilmiştir. Ortaya çıkan bu etkileşim çerçevesi ile kentsel dönüşümün Avrupa ve Türkiye’deki yansımaları örneklendirilmiştir. Sonuç olarak da, Türkiye için ele alınan ve alınması düşünülen kentsel dönüşümün temelindeki kavramsal eksiklikler ortaya konulmuştur.

Anahtar Kelime

Değişim, Kentsel Dönüşüm, Küreselleşme, Kentsel Dinamikler

 

Tez Öğrencisi

Hazel Alkım

Danışman Adı

Prof.Dr. Ayşe Sema Kubat

Tez Türü

Yüksek Lisans

Ay

Haziran

Yıl

2006

Başlık

SÜLEYMANİYE NİN SPACE SYNTAX METODOLOJİSİ İLE MORFOLOJİK ANALİZİ

Özet

Bu çalışma Süleymaniye Mahallesi’ nin morfolojik durumunu Space Syntax yöntemi doğrultusunda araştırmayı amaçlamaktadır. Bu süreçte açıklayıcı şehirsel modellerden biri olan “Mekan Sentaksı” yöntemi ile şehirlerin yapısal organizasyonlarına farklı bir boyut getirilmiştir. Çalışma Bu çalışma Süleymaniye Mahallesinin morfolojik durumunu Space Syntax metodolojisi doğrultusunda araştırmayı amaçlamaktadır.Bu süreçte açıklayıcı şehirsel modellerden biri olan “Mekan sentaksı” yöntemi ile, şehirlerin yapısal organizasyonlarına farklı bir boyut getirilmiştir. Çalışma 7 bölümden oluşmaktadır. İlk bölüm olan Giriş bölümü çalışmayı tanıtır, çalışmanın hedefini, amaçlarını, metodolojisini ve çalışma alanının seçilme kriterlerini anlatır. İkinci bölüm, mekan, şehirsel mekan kavramlarını, yapılaşmış çevre, kültür ve sosyal yapı arasındaki ilişkileri irdelemektedir. Üçüncü bölüm, şehir, kent morfolojisi ve Osmanlı Kültürüyle şekillenen şehirlerdeki biçimlenme süreçlerini anlatır. Dördüncü bölüm, İstanbul’un Osmanlı şehirleşme sürecindeki önemine, Süleymaniye’nin yapısal özelliklerine ve Süleymaniye’ nin çalışma alanı olarak seçilme nedenlerine odaklanmıştır. Beşinci bölüm, Space Syntax metodolojisini anlatırken, sağladığı avantajları, bu çalışma için neden bu metodolojinin seçildiğini anlatır. Altıncı bölüm, çalışma alanında yapılan incelemelerin “International Housing Database” terminolojisi ve daha önceki Clerrkenwell örnek çalışması etüdleri kullanırak sunulmasıdır. Sonuç bölümünde yapılan araştırmaların verileri Süleymaniye morfolojisi, yapı tarzı ve fiziksel çevresi bağlamında sunulur.

Anahtar Kelime

Kentsel Tasarım, Space Syntax, Kent Morfolojisi

 

Tez Öğrencisi

Mustafa Demiralp

Danışman Adı

Prof.Dr. Ayşe Sema Kubat

Tez Türü

Yüksek Lisans

Ay

Haziran

Yıl

2006

Başlık

ONDOKUZUNCU YÜZYIL İZMİR TÜRK VE LEVANTEN MAHALLERİNİN KARŞILAŞTIRILMASI

Özet

Bir kentin fiziksel mekanının uluşumunu etkileyen bir çok öğeden bahsedilebilir. Bunlar topografya, iklim gibi doğal etmenler ile kentte yaşayan toplumun sosyal düzeni, gelenekleri gibi kültürel etmenler olarak özetlenebilir, ancak bir kentin morfolojik yapısı öncelikle o kentte yaşayan sosyal grupların, kültürel özelliklerinin bir yansımasıdır. Bu çalışmanın amacı şehirlerin fiziksel mekanının oluşum sürecinde kültürel etkenlerin rolunu araştırmak ve oraya koymaktır. Bu amaçla çalışma alanı olarak, Osmanlı İmparatorluğunun mesheplere dayalı vergi sistemi sistemi ve kapütülasyonların bir sonucu olarak, birçok farklı etnik ve dini grubun faklı mahalleler oluşturduğu İzmir şehri, ve bu farklı karakter gösteren mahalleler içerisinden geleneksel toplum özellikleri gösteren Türk Toplumunun ve aydınlanma sonrası modern topluma geçiş sürecini yaşamakta olan Levanten Toplumunun mahalleleri seçilmiştir. Beş ayrı aşamada yürütülen çalışmanın başlangıç bülümünde kent olgusu, kentlerin oluşum süreçleri, geleneksel ve modern kavramları ve kent morfolojisi konuşlarında kavramsal bir tartışma yapılmış. İkinci kısımda, şehrin tarih içerisindeki evrimi ele alınmış. Üçünçü bölümde çalışmanın üzerinde yoğunlaştığı 19.Yüzyıl kentinde Türk ve Levanten toplumlarının kültürel özellikleri ele alınmış. Dördünücü bölümde, toplumların özgün morfolojik karakterle sahip mahalleleri; kent dokusu, dolaşım ağları, kamusal açık alan kullanımı ve özgün mimari, tasarım öğeleri açısından ele alınmış. Son bölümde ise bu verilerin değirlendirilmesi yapılmıştır.

Anahtar Kelime

Kültür, Kent Morfolojisi, İzmir

 

Tez Öğrencisi

ZEYNEP ÖZDAMAR

Danışman Adı

PROF. DR. MEHMET OCAKÇI

Tez Türü

Yüksek Lisans

Ay

Haziran

Yıl

2006

Başlık

İSTANBUL UN 1950-1990 DÖNEMİNDEKİ KENTSEL GELİŞİMİNİN TÜRK SİNEMASINDAKİ TEMSİLİ

Özet

Bu çalışmada, Türk sineması yardımıyla İstanbul kentinin içinde bulunduğu fiziksel, sosyo-ekonomik ve kültürel değişim ve gelişim süreçlerinin temsil edildiği kanıtlanmıştır. Çalışmada 1950-1990 yılları arası, üç farklı dönem halinde ele alınarak incelenmiştir. Bu dönemleri temsil eden filmler izlenerek kullanılan mekanların ve kent simgelerinin analizleri yapılmıştır. Dönemlerin kentsel gelişimleri ile sinemadaki kent temsili, üstüste getirilerek çakıştırılmıştır. Sonuç olarak İstanbul’un Türk sinemasında içinde bulunduğu dönemin fiziksel ve sosyal tüm özelliklerini temsil ettiği gözlenmiştir.

Anahtar Kelime

Kent ve sinema, İstanbul’un kentsel gelişimi, Türk sineması

 

Tez Öğrencisi

Özlem ÖZER

Danışman Adı

Prof. Dr. Ayşe Sema KUBAT

Tez Türü

Yüksek Lisans

Ay

Haziran

Yıl

2006

Başlık

YAYA HAREKETLERİ VE MEKAN İLİŞKİSİ - İSTANBUL GALATA BÖLGESİ ÖRNEĞİ

Özet

Bu çalışmada, kentsel mekanlarda kullanım seviyelerinin çevresel değişkenlerden ne derece etkilendiği araştırılmıştır. Çalışma, canlılığını yitirmiş bir merkez olan tarihi Galata bölgesinde yürütülmüştür. Galata’da mevcut yaya hareketlilik dokusu tespit edilmiş ve hareket dokularıyla karşılaştırmak amacıyla bir dizi değişken belirlenmiştir. Bu değişkenler, eğim, arazi kullanımı, görsel kalite, çekicilik ve konfor, güvenlik ve erişilebilirlik olmak üzere beş ana başlık altında değerlendirilmiştir. Erişilebilirlik değişkeninin hesaplanmasında, şehirlerin karmaşık fiziksel yapılarını tanımlamaya yönelik olarak çalışan ve mekansal sistemin temsil edildiği matematiksel yöntemler kullanan Space Syntax yönteminden faydalanılmıştır. Araştırmada elde edilen veriler, yaya hareketlerinin bağımlı değişken olarak ele alındığı bir regresyon analizi ile irdelenmiştir. Regresyon analizi sonuçları, yaya hareketlerini %60 oranında açıklayan bir model vermiştir. Modele göre yaya hareketlerini, güvenlik, arazi kullanımı ve Space Syntax yöntemi kullanılarak elde edilen erişilebilirlik değişkenleri belirlemektedir. Gelecekte önerilecek kentsel tasarım projelerinde bu bulgular ışığında bir düzenleme yapılması, erişilebilirliğin önemle ele alınması ve önerilerde, tespit edilen mevcut eğilimler ve potansiyeller doğrultusunda alanın merkez konumuna hitap edecek ticaret ve hizmet kullanımlarına ağırlık verilmesi önerilmektedir. Araştırmanın sonuçları doğrultusunda, Galata’yı etkilemesi öngörülen kentsel tasarım çalışmalarının yaya hareket dokuları üzerindeki olası etkilerinin sınanması da mümkün olacaktır.

Anahtar Kelime

yaya hareketleri, kentsel tasarım, space syntax, yürünebilirlik

 

Tez Öğrencisi

UFUK ALTUNBAŞ

Danışman Adı

Prof. Dr. Mehmet OCAKÇI

Tez Türü

Yüksek Lisans

Ay

Haziran

Yıl

2006

Başlık

KENT MERKEZLERİNDE YAYALAŞTIRMANIN İŞLEVSEL DEĞİŞİM ÜZERİNE ETKİLERİ: İSTİKLAL CADDESİ ÖRNEĞİ

Özet

Bu çalışmanın amacı; İstanbul Merkezi İş Alanı’nın bir parçası olan İstiklal Caddesi’nin, yayalaştırma çalışması sonrası yaşadığı işlevsel değişimin boyutlarının analiz edilmesi ve değerlendirilmesidir. Bu amaç doğrultusunda çalışmanın hipotezini ispata yönelik hazırlanan tez çalışmasında; kent merkezlerinin kademelenmesi, kademelenme içerisinde yer alan Merkezi İş Alanı’nın tanımı ve özellikleri üzerinde durulmuştur. Merkezi İş Alanları içerisinde fazlaca uygulanan yayalaştırma faaliyetlerinin, ortaya çıkışı, yapılma sebepleri, yararları ve amaçları özetlenmiştir. Yayalaştırma uygulamalarının yoğun olduğu Avrupa ve Amerika’da, ilk uygulamalardan ve diğer uygulamalar için model oluşturan başarılı çalışmalarından örnekler verilmiştir. İstanbul’un Merkezi İş Alanı gelişimi, Beyoğlu çerçevesinde değerlendirilmiştir. Bu değerlendirme neticesinde değişimin, İstiklal Caddesi üzerindeki etkileri ortaya konmuştur. Özellikle 1960 sonrası ortaya çıkan olumsuz fiziksel ve sosyal durum nedeniyle, İstiklal Caddesi’nin tekrardan canlandırılması için gerçekleştirilen tamamen yayalaştırma uygulamasının (1990 yılı) sonuçları araştırılmıştır. Çalışmanın özgün kısmını oluşturan bu araştırmanın ana verisini, İstiklal Caddesi’nde; 1986 (yayalaştırılma öncesi) ve 1996-2005 yıllarında (yayalaştırılma sonrası) faaliyet gösteren İstanbul Ticaret Odası’na kayıtlı işyeri bilgileri oluşturmaktadır. İşyeri kayıtları çalışma yılları içerisinde, Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü(OECD) ile Dünya Ticaret Örgütü’nün (WTO) yapmış olduğu hizmet sınıflaması çerçevesinde incelenmiştir. İnceleme sonucunda; yayalaştırma öncesinde çalışma alanı içerisinde 1115 tane firma faaliyet gösterirken, yayalaştırma sonrası firma sayısı 1435 olmuştur. Bu değişim, hizmet sınıflamasına göre değerlendirildiği zaman; “dağıtıcı servisler”(Toptan ve Perakende Ticaret, Ulaşım ve Haberleşme Servisleri) %0,3 ve “üretici servisler”(İş-Profesyonel, Finans, Sigorta ve Emlak Servisleri) %4,2 oranında azalmış, “kişisel servisler”(Otel, Bar, Restoran, Rekreasyon, Eğlence-Kültürel Servisler) %3,8 ve “sosyal servisler”(Sağlık-Eğitim Servisleri) %0,7 oranında artmıştır. Elde edilen bilgiler, İstiklal Caddesi’nin güncel fiziksel ve arazi verileri ışığında değerlendirilmesiyle, tez çalışmasının hipotezi kanıtlanmıştır.

Anahtar Kelime

Yayalaştırma, İstiklal Caddesi, İşlevsel Değişim, Beyoğlu

Tez Öğrencisi

Burcu AKINCI

Danışman Adı

Prof. Dr. Orhan HACIHASANOGLU

Tez Türü

Yüksek Lisans

Ay

Haziran

Yıl

2010

Başlık

KENTSEL AÇIK ALANLARDA KULLANIM SONRASI DEĞERLENDİRME İHTİYACI – VİYANA ŞEHRİNDEN ÖRNEK ALAN ÇALIŞMASI

Özet

Kentsel açık alanlar, günlük rutinimiz içinde oldukça önemli konumda olmakla birlikte kentsel mekânın yoğunluğundan kaçmak için olanak sağlayan alanlardır. Birçok insan ailesi veya arkadaşları ile nitelikli vakit geçirebilmek için şehrin yoğunluğundan biraz da olsun kurtulma çabası eğiliminde olduğundan hareket etmeye, dinlenmeye ve sosyalleşmeye olanak sağlayan parklar kentsel alan içerisinde önemli bileşenlerden biri olarak öne çıkmaktadır. Bu projenin ana teması, tasarlanmış çevrelerde kullanım sonrası değerlendirme çalışmasının önemini incelemektir. Kullanım sonrası değerlendirme çalışmaları, bu alanda yeterli ilginin olmaması ya da farklı sebeplerden dolayı çoğunlukla görmezden gelinmiştir. Bu çalışma kapsamında kullanım sonrası değerlendirme çalışmalarının önemi, ilgili literatür taraması ile birlikte Viyana’da yer alan bir kentsel açık alanın kullanım sonrası değerlendirmesi yapılarak ortaya konulmuştur. Kullanım sonrası değerlendirme çalışması, kullanıcı dokusu ve aktivitelerini incelemek, kullanıcıların seçimlerini ve aktivitelerini etkileyen faktörleri ortaya çıkarmak üzere uygulanmıştır. Sonuçlar Rudolf-Bednar-Park’ın başlangıçtaki tasarım gayelerinin olumlu sonuç gösterdiğini ortaya çıkarmıştır. Parkın kullanıcıları çoğunlukla parktan memnun olduklarını dile getirmişlerdir. Ancak bununla birlikte parktan beklentilerinden ve şikâyetlerinden de bahsetmişlerdir. Sonuç olarak, park her ne kadar kullanıcılarını memnun etse de, kullanım sonrası ortaya çıkan sorunları değerlendirmeyi ihmal etmemelidir. Başka bir deyişle, düzenli bir şekilde tekrar eden kullanım sonrası değerlendirme çalışmaları parkın başarısının sürdürülebilirliği için önemlidir. Yeniden tasarım aşamasında parkın kullanıcılarının çalışmaya ortaklığı oldukça kritik öneme sahiptir. Tasarlanmış kentsel çevreler zaman içerisinde tekrar değerlendirilmeli ve zamanın gereklerine uygun hale getirilmelidir.

Anahtar Kelime

Kamusal açık alan, Kullanım sonrası değerlendirme gereği, Kullanım sonrası değerlendirme metotları

Tez Öğrencisi

Bahri Muray Sevindik

Danışman Adı

Prof. Dr. Hale ÇIRACI

Tez Türü

Yüksek Lisans

Ay

Ocak

Yıl

2010

Başlık

KORUMA PLANI BULUNAN KENTSEL SİT DOKULARINDA FİZİKÎ MEKÂN DEĞİŞİMİ - EYÜP ÖRNEĞİ

Özet

Koruma planı bulunan kentsel sit alanlarında fizikî mekânla ilgili olarak üç temel dokudan bahsetmek mümkündür. Bunlardan ilki, korumaya değer kültürel ve doğal varlıkların bulunduğu kentsel sit alanındaki geleneksel dokudur. İkincisi, yine bu kültürel ve doğal varlıkları korumak amacıyla hazırlanan ve yapıldıkları dönemin mevzuat, koruma anlayışı vb. etkenleriyle hazırlanan koruma amaçlı imar planları dokusudur. Son doku ise, kentsel sit alanının günümüzdeki mevcut dokusudur. Bahsedilen üç doku belirlenen yapılaşma, yol ve yeşil alan parametrelerine göre karşılaştırmalı olarak çalışılmıştır. Karşılaştırmalarda ilgili diğer bilgi, belge vb. verilerle beraber alan geneli hakkında bilgi sahibi olabilmek için üç harita dokusu da tespit edilmiştir; geleneksel dokuyu temsil ettiği kabul edilen 1923 tarihli harita dokusu, geçerli koruma amaçlı imar planlarına ait doku ve günümüz mevcut durumunu yansıtan hâlihazır harita dokusu. Bu üç dokunun, anlaşılmasına yönelik olarak araştırılması ve karşılaştırmalı bir analiz kapsamında değerlendirilmesinin, kentsel sit alanlarının korunmasına yönelik olarak gelecekte yapılacak çalışmalarda önemli katkılar sağlayacağı düşünülmektedir.

Anahtar Kelime

kentsel sit alanı, koruma planı, geleneksel doku, değişim

 

Tez Öğrencisi

Süveyda BAYRAKTAR

Danışman Adı

Prof. Dr. Ayşe Sema KUBAT

Tez Türü

Yüksek Lisans

Ay

Haziran

Yıl

2010

Başlık

KENTSEL ALANDA ARKEOLOJİK PARK TASARIMI: KÜÇÜKYALI VE SARAÇHANE ARKEOLOJİK PARKLARININ DEĞERLENDİRİLMESİ

Özet

Bu çalışma İstanbul’un arkeolojik alanlarının tasarımı ve kent mirasının korunması konularına kentsel tasarımcı bakış açısı katarak yorum getirmek amaçlı geliştirilmiştir. İstanbul’un tarihsel özelliklerini incelemekle birlikte tarihi ve kültürel miras alanlarının korunmasında ortaya çıkan ve gelişmekte olan bir kavram olarak ‘arkeolojik park’a odaklanmaktadır. Tez çalışmasında arkeolojik park kriterleri belirlenmiş, çalışma alanları bu kriterler doğrultusunda sorgulanmıştır. Hem farklı tasarım alternatiflerini karşılıklı sınama olanağı taşıyan, hem de kendi içinde yer alan yerel bölgelerin tüm kente entegrasyonunu matematiksel değerlendirmelerle objektif olarak sorgulayan bir yöntem olarak Space Syntax, tezin özgün çalışmasını oluşturan arkeolojik park kriterleri tablosunda bir alt başlık olan mekânsal bütünleşmenin incelenmesi için seçilmiştir. Ayrıca seçilen arkeolojik parklar olan Küçükyalı ve Saraçhane arkeolojik parklarının incelenmesi kentsel katmanlar arasındaki dinamik ilişki hakkındaki bilgilerin elde edilmesini sağlamaktadır. Bu çalışmanın sonuçları arkeolojik miras ile kent arkeolojisini bağlayıcı bir kavram olan arkeolojik parklar hakkında genel bilgi sağlayacaktır. Ayrıca, arkeolojik parkların tanımında kriterleri belirleyecektir. Son olarak seçilen arkeolojik alanların İstanbul’un günümüz kent dokusu ile bütünleşmesini inceleyecektir.

Anahtar Kelime

Arkeolojik park, Kentsel tasarım, Space syntax, Arkeolojik miras, İstanbul

Tez Öğrencisi

H. Ayşegül TEKİN

Danışman Adı

Y. Doç. Dr. Özhan ERTEKİN

Tez Türü

Yüksek Lisans

Ay

Ocak

Yıl

2010

Başlık

KENTSEL TASARIMDA YENİ ŞEHİRCİLİK YAKLAŞIMI VE KADIKÖY – YELDEĞİRMENİ ÖRNEĞİ

Özet

Bu çalışmada, sıkışan şehir merkezlerinde beliren sorunlara çözüm olarak üretilen planlama-tasarım yaklaşımlarından “Yeni Şehircilik” ve bu kavramın daha da ölçek büyütülerek tartışıldığı “Akıllı Büyüme” kavramları, ortaya çıkış nedenleri, uygulama politikaları, uygulama alanları bazında tartışılmaktadır. Bunun ardından Türkiye de kentleşme ve kentlerin günümüzdeki durumu ve kentleşmenin yarattığı çevre sorunları irdelenerek, 3. Bölümde İstanbul-Kadıköy Merkez Alanı- Yeldeğirmeni Kentsel Sit Alanı’nda, bu yeni planlama-tasarım yaklaşımlarının nasıl uygulanabileceğine dair analitik bir çalışma ortaya konmaktadır. İstanbul’un neredeyse her semtinde karşılaşılan merkezi alanların sıkışması, kültürel mirasın yok olması sorunu gibi temel sorunlar nedeniyle Kadıköy Rasimpaşa Mahallesi I. Bölge Kentsel Sit Alanı olan Yeldeğirmeni semti bu tezin çalışma alanı olarak seçilmiş daha sürdürülebilir bir kentsel planlama ve tasarım yaklaşımı olan Yeni Şehircilik yaklaşımı bu bölgede uygulanmıştır.

Anahtar Kelime

Yeni Şehircilik, Akıllı Büyüme, Akıllı Yönetmelik, Yeldeğirmeni

Tez Öğrencisi

Elif BEYHAN

Danışman Adı

Prof. Dr. Cengiz GİRİTLİOĞLU

Tez Türü

Yüksek Lisans

Ay

Haziran

Yıl

2010

Başlık

İNSAN, MODA ve KENTSEL MEKAN İLİŞKİLERİNİN İRDELENMESİ

Özet

Birey olarak var olmak ve belli bir toplumsal gruba aidiyet modanın temel tetikleyici unsurudur. Mekan ise onu yaratan ve kullanan toplumun ve ait olduğu dönemin dinamiklerinin bir ürünü olarak açığa çıkmaktadır. Tarihsel süreçte, mekan ve toplum arasındaki ilişki ve örgütlenmelere bakıldığında, sanayi sonrası dönem ile birlikte ortaya çıkan yeni moda olgusunun hakimiyeti görülmektedir. Medya ve iletişim sistemlerinin gelişimiyle kentler ve insanlar arasındaki sınırlar kalkmış ve tüm değerler dünyanın ortak kullanımına sunulur olmuştur. Aynı zamanda, moda, kentsel tasarımın konusu olan mekanı, tüm unsur ve anlamlarıyla sürekli değiştirmekte ve bu değişimi takip edecek gelişmeleri de zorunlu kılmaktadır. Çalışma kapsamında ele alınan tarihsel süreçte modanın yarattığı değişimin, ilk olarak insana özgü yaşam biçimleri ve bu yaşam biçimlerini yansıtan giyim biçimlerinde, daha sonra ise kentsel mekanda gerçekleştiği görülmektedir.

Anahtar Kelime

Moda, Kentsel mekan, Kimlik

Tez Öğrencisi

Nergis BAYRAMOĞLU

Danışman Adı

Prof. Dr. Mehmet OCAKÇI

Tez Türü

Yüksek Lisans

Ay

Eylül

Yıl

2010

Başlık

KULLANICI ALGISI BAĞLAMINDA KENTSEL KİMLİK: BARBAROS BULVARI – BÜYÜKDERE KENTSEL AKSI

Özet

Günümüzde teknolojinin de etkisiyle kentler giderek büyümekte ve gelişmektedirler. Hızlı ulaşım stilleri kentler arasındaki mesafeleri ortadan kaldırmış dolayısıyla insan, kültür, bilgi alışverişini kolaylaştırmıştır. Bu bağlamda kentlerin birbiriyle olan ilişkisi daha da artmış, birbirinden etkilenen kentler hızlı nüfus artışı, yüksek teknoloji, göç vb etmenlerle birbirine benzemeye başlamış ve kimliklerini yitirmişlerdir. Bu çalışmanın amacı kent kimliğinin ve bileşenlerinin planlama ve kentsel tasarım çalışmalarındaki önemini ortaya koymaktır. Bu amaç doğrultusunda geçmişten günümüze İstanbul için önemli bir ulaşım aksı olan ve günümüzde İstanbul’un merkezi iş alanı (MİA) üzerinde yer alan Barbaros Bulvarı – Büyükdere Caddesi’nin nasıl algılandığı, kimliğinin ne olduğu sorgulanmıştır. Çalışma amacı bağlamında Barbaros Bulvarı – Büyükdere Caddesi kentsel aksının beşeri, doğal ve yapay çevreden kaynaklı kimlik bileşenleri analiz edilmiştir. Analizlerde araştırmacının bireysel imajının yanı sıra kullanıcılara yönelik yapılan saha araştırması ve anketlerden elde edilen bilgilerle kentsel kimlik öğeleri saptanmıştır.

Anahtar Kelime

Kent Kimliği, Algı, İnsan-Mekan İlişkileri, Barbaros Bulvarı, Büyükdere Caddesi

Tez Öğrencisi

Zemzem TAŞGÜZEN

Danışman Adı

Prof. Dr. Ayşe ŞENTÜRER

Tez Türü

Yüksek Lisans

Ay

Aralık

Yıl

2010

Başlık

DÜŞ VE TASARIM: TEMEL BİR OLUŞUMA İLİŞKİN SORUŞTURMA

Özet

Bu tez çalışmasının amacı, birçok disiplinde araştırma konusu olan “düş” kavramının tasarım disiplinleri ve tasarımcı için potansiyellerini araştırmaktır. Bu çalışmada “düş” kavramı her üç anlam karşılığıyla birlikte yer alır: Gece gerçekleşen bir aktivite olarak “düş görmek”; gündüz gerçekleşen bir aktivite olarak “düş kurmak” ve bir istek/arzu ifadesi olarak “düş”. Düş kavramının tasarım disiplinlerindeki kazanımlarına işaret etmek için öncelikle diğer disiplinlerin düş araştırmalarından yararlanılır. Düşün felsefedeki açılımına bakmak, düş hakkında ilk fikirleri almak adına önemlidir. Sanat, düş mitleri ve efsanelerinden düşten beslenen sanatçıların üretimlerine uzanarak, sanatta “düşsel tasarım” konusunu örnekler ve vurgular. Psikoloji ve bilimin ise düşe ilişkin çalışmaları nispeten daha yenidir. Bu disiplinlerde “düş”e bakmak, düşün biyolojik işleyişini anlamak ve tasarımcının düşü anlamlandırması açısından önemlidir. Tüm bu disiplinlerden tasarıma taşınan kavramların tasarım sürecinde ve tasarımcı düşünme yönteminde yeri ve önemi; düş ve tasarım ilişkisinden tasarımın ve tasarımcının kazanımları araştırılır. Sonuç olarak bu çalışma için, tasarımcının üretimindeki öznel arka plan “düş” kavramıdır. Düş, tasarımcıya daha esnek ve özgür bir düşünme alanı yaratır; kendi tasarım sürecini ve temsil yöntemini bulmasında, ona (tasarımcıya) yeni bir yol sunar. Bu yeni yol, günümüz yeni tasarım yaklaşımları için de önemli potansiyeller barındırır.

Anahtar Kelime

düş, tasarım, kentsel tasarım, mimarlık ve düş, tasarlama süreci, tasarımcı düşünme yöntemi, ütopya, Archigram.

Tez Öğrencisi

Bilge AYDIN

Danışman Adı

Doç. Dr. Azime TEZER

Tez Türü

Yüksek Lisans

Ay

Haziran

Yıl

2010

Başlık

GELİŞME ALANLARINDA EKOLOJİK KENTSEL YERLEŞİM KRİTERLERİNİN BELİRLENMESİ VE İMAR PLANI KAPSAMINDA YORUMLANMASI: ÖMERLİ HAVZASI - SANCAKTEPE ÖRNEĞİ

Özet

Çalışma iki aşamadan oluşmaktadır. Çalışmanın ilk aşamasında elde edilen ekolojik yerleşim planlama kriterleri, ikinci aşamada alan çalışmasında mevcut imar planı dikkate alınarak uygulanmaya çalışılmıştır. Çalışmanın kuramsal kısmında, küresel çevre problemleri karşısında kent planlaması için kapsamlı ekolojik kriterlerin oluşturulması hedeflenmiş ve yaygın şekilde kullanılan LEED, BREAM, Malcom Wells gibi listeler ve diğer literartür çalışmaları incelenerek kuramsal değerlendirmeler sonucu elde edilen bulgular yöntemiyle konu ele alınmıştır. Yapılan derlemeler sonucu kapsayıcı ekolojik yerleşim planlama kriterleri ve buna eklenen 3’lü ölçek (-1,0,1) ile ekolojik yerleşim değerlendirme listesi elde edilmiştir. Çalışmanın uygulama boyutunda ise mevcut imar planının bu kriterlere entegre edilmesi hedeflenmiş ve öncelikle kriterler mevcut imar planı kararlarının uygulandığı alanda sınanmış daha sonra mevcut imar planı kararlarının ekolojik boşluklarını doldurmak üzere kullanılmış ve son olarak imar planı yoğunluk kararlarının değiştirilmesi ile daha ekolojik bir yerleşim oluşturmanın mümkün olduğu gösterilmiştir.

Anahtar Kelime

Ekolojik yerleşim kriterleri, Planlama politikaları, Çevresel sürdürülebilirlik, İmar planı, Ömerli Havzası

Tez Öğrencisi

Pınar ÇAĞLIN

Danışman Adı

Prof. Dr. Mehmet OCAKÇI

Tez Türü

Yüksek Lisans

Ay

Haziran

Yıl

2010

Başlık

KAMUSAL SANAT VE KENT İLİŞKİSİ

Özet

1990’lı yıllardan itibaren içerik ve sürecin sonuç ürünün önüne geçtiği bir estetik anlayışı ile şekillenen kamusal sanat, 2000’li yıllarla birlikte etkilerini Türkiye ve özellikle İstanbul’da da göstermeye başlamıştır. Kullanıcıları da dâhil olmak üzere mekânın tüm bileşenleriyle ilişkiye giren bir pratik olan kamusal sanat bugün gelinen noktada kent planlama ve tasarımının bir parçası olarak görülmektedir. Kamusal sanatın insan, mekân ve daha genel anlamda kent ile ilişkisini ortaya koyan bu çalışmada, öncelikle kamusal mekân ve sanat ilişkisi tartışılarak, kamusal sanat kavramı ele alınmış, bu kavramın dünya çapında ve Türkiye’deki gelişimi üzerinde durulmuştur. Kamusal sanat kavramının ifade ettiği anlamlara dayanarak araç olarak kullanıldığı uygulama alanları sınıflandırılarak incelenmiştir. Bahsedilen uygulama alanları içerisinde ise kamusal sanatın uygulama çeşitleri örnekler üzerinden tartışılmış ve kategorize edilmiştir. Kamusal sanatın uygulama alanlarının ve çeşitlerinin ortaya koyulmasıyla birlikte kent üzerine yaptığı etkiler mekânsal, sosyo-kültürel ve ekonomik yönleriyle ele alınarak araştırılmıştır. Kamusal sanatın uygulama alanları, çeşitleri ve ortaya çıkarttığı etkileri arasındaki ilişkiler sorgulanarak, tez kapsamında incelenen örnekler üzerinden kalitatif bir değerlendirme yapılmıştır. Kamusal mekânlarda uygulanan sanat çalışmalarını inceleyerek kuramsal bir çerçeve çizen çalışmada açıklayıcı (explanatory) bir yöntem benimsenmiş, kamusal sanat ve kent üzerinde bırakılan etkileri arasında dolaylı bir nedensel etkileşim (indirect causal relationship) tanımlanmıştır. Kamusal sanatın ifade ettiği anlamlar, bu anlamlara bağlı olarak kullanım nedenleri, bu nedenlerden dolayı kullanıldığı alanlar, bu alanlardaki uygulanma çeşitleri ve bu çeşitlerin ortaya çıkardığı etkileri ve her bir bileşenin bir diğeriyle ilişkisi açıklanmıştır. Tez çalışması sonucunda ortaya çıkan ilişkiler şeması kamusal sanatın incelenmesi ve tartışılmasına dair bir yaklaşım sunmakta ve kamusal sanatın kent ile ilişkisini ortaya koymaktadır.

Anahtar Kelime

kamusal sanat, kamusal mekan, kent, yeni tip kamusal sanat

Tez Öğrencisi

Nimet Berrak BAKIŞKAN

Danışman Adı

Prof. Dr. Mehmet OCAKÇI

Tez Türü

Yüksek Lisans

Ay

Haziran

Yıl

2011

Başlık

KAMUSAL MEKANDA TÜRK KADINLARININ KÜLTÜRLERİNE BAĞLI DAVRANIŞ BİÇİMLERİ : BRÜKSEL/SCHAARBEEK ÖRNEĞİ

Özet

Bu çalışmada kamusal mekanda insan-çevre ilişkileri bağlamında geçmiş deneyimlerinden kaynaklanan kültürel birikimlerin etkisi ele alınmıştır. Bu etkileşim bağlamında bahsedilen birikimler çevresel algı, kişisel ve toplumsal davranışlar, kentsel imaj ve kimlikle ilişkili olabilmektedir. Bu kavramlar insanların belleklerinde birer filtre oluştururlar. Çalışma alanı olarak Brüksel’de Türk vatandaşlarının da özellikle yoğun olarak ikamet ettikleri Schaarbeek semti ele alınmıştır. Bu araştırmanın esas amacı farklı bir kültürden gelen Brüksel’deki bu insanların sıklıkla kullandıkları kamusal mekanları algılama, yorumlama ve oradaki davranış biçimlerini anlamaktır. Tez çalışmasının metodu öncelikle analiz edilecek bölgenin belirlenmesi ile oluşturulmaya başlamıştır. Ayrıca, gün içinde görülebilen alanlarda kullanıcı davranışları gözlenmiştir. Gözlem sonuçlarına bağlı olarak Schaarbeek’te yaşayan insanlar arasından bu mekanları efektif şekilde kullanmayan gruptaki kişilerin bir bölümü üzerinde anket çalışması uygulanmıştır. Bu çalışmanın sonucu olarak, kadın kullanıcıların kamusal mekanları erkeklere göre daha az kullandıkları ve genel olarak Schaarbeek’teki dış mekanlara karşı sosyal çevre, açık alan tasarımı, güvenlik ve özgünlük yönlerinden olumsuz bir bakış açısına sahip oldukları ortaya çıkmıştır.

Anahtar Kelime

Çevresel algı, Kültür, Kamusal mekan, Kentsel imaj ve kimlik

Tez Öğrencisi

Gökçer OKUMUŞ

Danışman Adı

Prof. Dr. Handan TÜRKOĞLU

Tez Türü

Yüksek Lisans

Ay

Haziran

Yıl

2011

Başlık

SÜRDÜRÜLEBİLİR KENTSEL YENİLEME İÇİN BİR YAKLAŞIM: ÇANAKKALE FEVZİPAŞA MAHALLESİ ÖRNEĞİ

Özet

Sürdürülebilirlik kavramının 1987 yılında Brundtland raporu ile ortaya konulmasından bugüne kadar, kentleri ilgilendiren birçok yeni kavram ortaya atılmıştır. Sürdürülebilir kentsel yenileme de bu kavramlardan biri olarak ortaya çıkmıştır. Tez çalışmasında, ekonomik, doğal, yapılaşmış ve sosyal çevre bileşenlerinden oluşan sürdürülebilirlik kavramının kentsel yenilemeyle olan ilişkisi incelenerek, Çanakkale de kent merkezinde ve sit alanında bulunan Fevzipaşa Mahallesi nde, sürdürülebilir bir kentsel yenileme yaklaşımı ortaya koymak amaçlanmıştır. Bu kapsamda, ilk olarak sürdürülebilir kentsel yenilemenin tanımı, ilkeleri ve bileşenleri ortaya konmuş, ardından tüm bileşenler sırasıyla incelenmiştir. Ekonomik sürdürülebilirlik kapsamında istihdam yaratımı, sosyal sürdürülebilirlik kapsamında sosyal dışlanma, katılım ve bu katılımın sağlanmasında önemli bir kuruluş olan ortaklıklar incelenmiştir ardından sosyal açıdan sürdürülebilir bir yerleşim için kriterler ortaya konulmuştur. Çevresel sürdürülebilirlik kapsamında ise nüfus ve yapı yoğunluğu, enerji, ulaşım ve geri dönüşüm konuları ele alınmıştır. İkinci olarak, sürdürülebilirlik kavramının AB ve Türkiye nin yasal altyapılarında ne şekilde yer aldığı, kentsel yenileme kavramının Türkiye de yasal olarak nasıl ele alındığı incelenmiştir. Ardından, sürdürülebilir kentsel yenileme yaklaşımlarına bir örnek teşkil etmesi amacıyla Çanakkale Fevzipaşa Mahallesi nde bir alan çalışması yapılarak mevcut fiziki ve sosyo-ekonomik durum ortaya konulmuştur. Kentsel aktörler ile mülakatlar yapılmış ve Fevzipaşa Mahallesi Kentsel Yenileme Ortaklığı nın kurulması önerilmiş, ortaklık organizasyonu ortaya konulmuştur. Son olarak, ortaklık çerçevesinde, Fevzipaşa Mahallesi Sürdürülebilir Kentsel Yenileme Yaklaşımı önerilmiş ve ekonomik, sosyal ve yapılaşmış çevre bileşenlerini kapsayan bir eylemler dizisi ortaya konulmuştur.

Anahtar Kelime

Sürdürülebilir Kentsel Yenileme, katılım, ortaklık, Fevzipaşa

Tez Öğrencisi

Cem AYIK

Danışman Adı

Y. Doç. Dr. A. Senem DEVİREN

Tez Türü

Yüksek Lisans

Ay

Haziran

Yıl

2011

Başlık

SÜRDÜRÜLEBİLİR KENTSEL TASARIM KRİTERLERİ ÇERÇEVESİNDE GELENEKSEL VE ÇAĞDAŞ ŞEHİRLERDE (EKO-ŞEHİRLER) KAMUSAL MEKANLARIN KARŞILAŞTIRILMASI

Özet

Sürdürülerbilirlik son yılların en çok üzerinde durulan konusudur. Kıt kaynakların kullanımı ve verimli yönetimi üzerine sosyo-ekonomik, politik dallarda yeni araştırmalar yapılmaktadır. Ürün üretiminde ve seçimindeki bu gelişim mimari ölçekte gerek malzeme seçiminde ve kullanımında gerekse tasarımda çevresel verilerin artık daha çok göz önüne alınmasından dolayı mimaride farklı bir sürecin başladığını vurgulamaktadır. Son dönem mimari projeler Solar Kent, Eko-Şehir, Pasif Ev gibi isimler altında yeni konseptlerle kullanıcılara sunulmaya çalışılıyor. Her ne kadar burada kent terimi geçmiş olsa da aslında bütüncül ve sürdürülebilir bir anlayıştan ziyade alınan kararlar ve uygulamalar yapı ölçeğinde kalmaktadır. Kamusal mekanlar ise bu durumdan en çok etkilenen mekanlar olmaktadır. Sadece kentte değil kırsal alanda da yaşayanları etkileyen yeni bir süreç ve yeni kamusal alan ve kamusal mekan anlayışları ve konut dışında gelişen günlük hayatta farklı sosyal ilişkilerin yaşanacağı yeni bir dönem başlamaktadır.

Anahtar Kelime

kamusal alan, çağdaş kent, eko-şehir, yeni kentsel tasarımlar, paylaşım, kıt kaynaklar, sürdürülebilirlik, yaşanabilirlik

Tez Öğrencisi

Nüket İpek ÇETİN

Danışman Adı

Prof. Dr. Nilgün ERGUN

Tez Türü

Yüksek Lisans

Ay

Ocak

Yıl

2011

Başlık

SÜRDÜRÜLEBİLİR KENTSEL YENİLEMENİN DEĞERLENDİRİLMESİ: İSTANBUL YEDİKULE MAHALLESİ

Özet

Bu çalışma, geçtiğimiz yüzyılda dünyada ciddi boyutlarda yaşanan ekolojik kayıpların insan yaşamına olan etkileri bağlamında tartışmaya açılan ve bilimsel alanda önemi gün geçtikçe artan sürdürülebilirlik yaklaşımlarının kentsel yenileme uygulamalarındaki yerini tariflemeyi hedeflemektedir. Bu bağlamda, kentsel yenileme uygulamalarında sosyal, ekonomik ve çevresel boyutları bir arada bütünsel olarak ele alan yaklaşımlar ile sürdürülebilir kentsel yenilemenin gerçekleşebileceği vurgulanmış, ülkemizde özellikle tarihi nitelikli alanlarda 5366 sayılı yasa kapsamında uygulamaya konulan kentsel yenileme çalışmaları değerlendirilmiştir. Yedikule Mahallesi, sürdürülebilir kentsel yenilemenin değerlendirilmesinde çalışma alanı olarak seçilmiş, alanın geçmişte ve bugün sahip olduğu sosyal, ekonomik, çevresel boyuttaki olumlu ve olumsuz nitelikler değerlendirilmiştir. Çalışmanın İstanbul gibi tarihi dokuların yoğun bulunduğu alanlar için sürdürülebilir kentsel yenilemenin önemini vurguladığı ve kentsel mekanın yeniden ele alınması bağlamında, koruma-kullanma dengesinin sağlandığı, değişen dinamiklere uyumlu sürdürülebilir bir kentsel çevre yaratılması yönünde bir açılım getirdiği düşünülmektedir.

Anahtar Kelime

Sürdürülebilirlik, Sürdürülebilir Kentsel Yenileme, 5366 Sayılı Yasa, İstanbul Yenileme Alanları, Yedikule Mahallesi

Tez Öğrencisi

İsmet ESGİN ZORLU

Danışman Adı

Prof. Dr. Mehmet OCAKÇI

Tez Türü

Yüksek Lisans

Ay

Ocak

Yıl

2011

Başlık

KENTSEL TASARIM PROJE SÜREÇLERİNİN KATILIMCI YAKLAŞIM İLE YÖNETİMİ: İSTANBUL METROPOLİTEN PLANLAMA VE KENTSEL TASARIM MERKEZİ(İMP) ÖRNEĞİ

Özet

Bu çalışmada, son beş yılda İstanbul kentinde süregelen planlama pratiklerinde önemli bir kırılma noktası yaratan, deneyim kazanma ve bu süreçte karşılıklı öğrenme olanakları sunan İMP’nin geliştirdiği model ve İstanbul’un mekansal değişimindeki rolü, kentsel tasarım proje süreçlerindeki katılımlı yaklaşımlar üzerinden sınanmaktadır. Bu bağlamda kentsel planlama yazını stratejik mekansal planlama ve kentsel tasarım projeleri çerçevesinde incelemekte; geliştirilen araştırma tasarımı ile kentsel tasarım projeleri ve İMP’nin organizasyon yapısı üzerindeki genel algı çözümlemesi yapılmıştır. Elde edilen bulgular neticesinde İMP’de kurulan modelin bu konuda isteklilik ve çaba olmasına rağmen kuruluş amaçlarına erişmediği anlaşılmaktadır. Kentsel tasarım çalışmalarında katılımcı yaklaşımların yeterince geliştirilemediği, modelde öngörülen aktörlerin sınırlı katılımı gerçekleştiği, merkezi yönetim ve halkın katılımı eksik kaldığı, proje süreçlerinin hangi yöntemlerle ve örgütlenmelerle şekilleneceği ve nasıl uygulama düzeyine taşınacağı netleştirilemediği görülmektedir.

Anahtar Kelime

Stratejik Mekansal Planlama, Kentsel Tasarım Projesi, Katılım

Tez Öğrencisi

Gamze KONCA

Danışman Adı

Y. Doç. Dr. A. Senem DEVİREN

Tez Türü

Yüksek Lisans

Ay

Mayıs

Yıl

2011

Başlık

BİR MİTİN İKİ UCU: KENT VE SİNEMA

Özet

Mit; insan tarihinden bu zamana dek anlatılan; dinsel ve mitolojik hikayeler, masallar, düşler ve öyküler içinden simgeler aracılığı ile “varoluşu” araştırır, betimler. İnsanı, bedeni, karakteri, algıları, davranış ve tutumları üzerinde yoğurarak; tanrısallaştırırken; bu abartılmış özellikleri simgesel olarak varlığı kutsar. Bu simgesel dokular içindeki örtük bir düşünüşün-sanatın ürünü olan kentler tanrılarını kaybetmeye başladığında, mit içinde simgelere boğulup artık mitin ardı görünmez olduğunda; sinema vücuda gelir. Varoluşun, uzak bir diyarda, belirsiz bir zamanda gerçekleşen bir ütopya bir mitten ibaret değil; “tam şu anda ve burada” bulunan ve olmakta olan şey olduğunu gösterir. Bu anlamda kent-mimari ve sinemanın birlikteliği; gelişimlerinde yalnızca görsel, biçimsel ve teknik anlamda değil; tinsel ve anlamsal olarak da, birbirine dokunmaktan öte birbiri içine sızarak gerçekleşmeye başlar. Bu bağlamda çalışma içinde bir mitin iki ucu olarak kent ve sinema; anlama ve bilme durumu, varoluş düzlemleri ve bu varoluşun çözümlenerek anlam bulması; mitin açımlanarak iletişimsel eylemde bulunması kapsamında incelenmiştir.

Anahtar Kelime

Varoluş, Mit, Düş, Tasarım, Kent, Sinema, Deneyimleme, Farkındalık

Tez Öğrencisi

Gizem KORKUT

Danışman Adı

Y. Doç. Dr. Yüksel DEMİR

Tez Türü

Yüksek Lisans

Ay

Kasım

Yıl

2011

Başlık

ÜNİVERSİTE YERLEŞKELERİNİN KENTSEL MEKAN KURGULARININ BİÇİMLENMESİNDE KENTİN ETKİSİ

Özet

Üniversiteler her ülkede içinde bulundukları toplumun ekonomik ve sosyal yapısını, siyasal ve kültürel özelliklerini yansıtan ve o ilin aynı zamanda en önemli kentsel öğelerinden biri olma görevini taşımaktadır. Üniversite yerleşkeleri kentteki konumlarına ve bu konumların birbirleriyle, fiziksel, sosyal, kültürel ve hatta siyasal faktörlerin etkisi altında kurdukları sebep sonuç ilişkilerinin sonucunda farklı stratejiler ortaya koyarak, mekansal kurgularını ortaya koyarlar ve böylelikle kente, kentliye, öğrenciye bir hayat sunmaktadır. Tüm bu süreci başlatan kentin kendisidir; kent üniversiteye bünyesinde yer açmasının ardından kampüs sınırlarının içerisinde başka bir dünyayı kendisinden koparak ya da kopmayarak kurmasına izin verir. Bu noktada ilişkilerin tamamı kent ve üniversite arasında olurken aktif olarak şekillendiren ise birinci ve ikinci dereceden kullanıcıları ile kentin ortaya koyduğu fiziksel koşullardır. Sebep sonuç ilişkisinin sonunda ortaya çıkan kurgu bizim ürünümüzü ortaya koyarken, tüm bu etkenlerin özelliklerini yansıtır. Bu sebepleri göz önünde bulundurarak dönemlere göre sosyal hayatları, eğitime bakış açılarını, ekonomik, kültürel ve hatta stratejik konumlarını inceleyerek tarih boyunca yaşanılan değişimleri ve bu değişimlerin yarattığı mekanlar arasındaki farkı belirlemek mümkündür. Toplumda verimliliğin artması, işsizliğin azalması, ekonomik gelişmenin sağlanması, sosyokültürel gelişimler, kişisel gelişim, sosyal ve fiziksel altyapı beklentileri, kültürel etkinliklerin artması, yaşam kalitesinin iyileşmesi gibi sosyal ve kültürel beklentilerin yanısıra kentsel bir imge olarak da üniversitenin kent ile ilişki nasıl kurulması gerektiği her dönem her konumda tartışılmaktadır. Dönem, konum ve stratejinin etkisiyle üniversitenin kent ile kurduğu ilişkilerin sonuçlarıda farklşılık göstermektedir.

Anahtar Kelime

KENT, ÜNİVERSİTE

Tez Öğrencisi

Ayşe ÖZYETGİN ALTUN

Danışman Adı

Doç. Dr. Azime TEZER

Tez Türü

Yüksek Lisans

Ay

Temmuz

Yıl

2011

Başlık

KENTSEL DAYANIKLILIĞIN ARTIRILMASINDA SOSYO-EKOLOJİK İLİŞKİ AĞLARI VE YAPILAŞMANIN ROLÜ

Özet

Son yıllarda önem kazanan sürdürülebilir gelişme planlamasına yeni yöntem ve araçlar tanımlayan kentsel dayanıklılık konusu bu çalışmanın temel konusu olmakla birlikte tez çalışması ile kentsel dayanıklılığın sağlanmasında geliştirilebilecek planlama ve tasarım stratejileri araştırılmıştır. Çalışma kapsamında ilk aşamada dayanıklılık kuramı açıklanarak dayanıklılık konusunda yapılan araştırmaların farklılaşan tanım ve yöntemleri ele alınmıştır. İkinci aşamada ise, kentsel dayanıklılık kavramının tanımı yapılmış ve kapsamı belirlenmiştir. Kentsel dayanıklılık kapsamı çerçevesinde sosyal dayanıklılık, ekolojik dayanıklılık ve afetlere karşı dayanıklılık konuları ile kentsel dayanıklılık kavramı bütüncül bir yaklaşım ile ele alınmıştır. Çalışmanın üçüncü bölümde, kentsel dayanıklılığın gerçekleştirilebilmesi için sosyo-ekolojik ilişki ağlarının canlandırılması ve yapılaşmanın ekolojik olarak etkinleştirilmesi hedefleri belirlenerek, bu hedeflerin gerçekleştirilebilmesi için sosyal, ekonomik, ekolojik politikalar geliştirilmiştir. Ardından bu politikaları gerçekleştirebilecek planlama yöntem ve araçları tespit edilmiştir. Bu aşamada kentsel dayanıklılığın tanımlanması ve stratejilerinin geliştirilmesi için konunun nasıl bir yöntem ile ele alınabileceğine ilişkin yöntem geliştirilmiştir. Kentsel sistemlerin içinde bulunduğu sorunlar ve değişim dinamikleri araştırılarak, sistemlerin kırılganlıkları ve içinde bulundukları risk ve belirsizlikler tanımlanması yöntemi kullanılmış olup, kuramsal çerçevede belirlenen hedefler ışığında örnek alan çalışması yapılmıştır. Örnek alan olarak İstanbul İli, Ömerli Havzası içerisinde yer alan Sultanbeyli İlçesi seçilmiştir. Örnek alan çalışmasında öncelikle kentsel sistemin özelliklerinin tespit edilmesine, sorun ve potansiyellerinin belirlenmesine ve kendi sistemine özgü stratejilerin geliştirilmesine önem verilmiştir. Örnek alan çalışmasında kuramsal çerçevenin ışığında sosyo-ekolojik ilişki ağları ve mekânsal analizler yapılarak kuramsal çerçevede elde edilen bulgular sınanmıştır. Sonuç olarak Sultanbeyli İlçesi kentsel dayanıklılığı planlama karaları ve planlama sürecinin organizasyonu modelinin tanımlanması için bulgular elde edilmiş olup, kentsel dayanıklılık planlamasının, kent planlama disiplini ile benzeştiği konular ve katkı sağladığı konular tespit edilmiştir.

Anahtar Kelime

Dayanıklılık, Kentsel dayanıklılık, Kentsel kırılganlık, Sosyo-ekolojik ilişki ağları, Sürdürülebilir gelişme planlaması, Sultanbeyli

Tez Öğrencisi

Onat TÜRKER

Danışman Adı

Y. Doç. Dr. A. Senem DEVİREN

Tez Türü

Yüksek Lisans

Ay

Mayıs

Yıl

2011

Başlık

MODERNLEŞEN KENT YAPISINDA ORTAYA ÇIKAN DAĞINIK SOSYAL AĞLARIN MOBİLİZASYONU: ULAŞIM ODAKLI KENT GELİŞİMİ YAKLAŞIMININ İRDELENMESİ

Özet

Günümüzün modernleşen teknolojisinin ve her geçen gün globalleşerek gelişimine devam eden dünyamızın son yıllarda yarattığı en büyük problemlerden birisi sosyal ağların ve bağlantıların her geçen gün birbirinden biraz daha fazla kopması bilimsel araştırmacılar tarafından dile getirilmeye başlamıştır. Şehirlerin her gün daha fazla büyümesi ve gelişmesiyle sosyal ağlar arasındaki bağların arası giderek açılmaktadır. Ayrıca kentlerin giderek çok merkezli hale gelmesi ve sabit bir merkezinin olmaması da sosyal ağları olumsuz yönde etkilemekte, kişilerin kent içerisinde bir araya gelme ihtimallerini azaltmaktadır. Oysa buna duyulan ihtiyaç dünyanın neresinde olursak olalım oldukça fazladır. Bu durumun yarattığı problemlerin günümüzde daha da artması, sosyologları ve kent plancılarını doğru çözümler bulunması adına birlikte çalışmaya yöneltmiştir. Mahalle ölçeğinden, bölge ölçeğine kadar bireylerin bağlantısını sağlayarak, kent mobilizasyonunu en yüksek düzeye çıkarmak adına öncelikli çözümlerden bir tanesi ulaşım sistemlerinin ve altyapılarının geliştirilmesi olarak öngörülmektedir. Bu anlamda yapılması amaçlanan bir diğer çözüm ise kent içindeki ve banliyölerdeki ulaşım merkezlerinin geliştirilmesi olarak açıklanmaktadır. Bunun amacı ise hareket halindeyken dahi günlük tesadüfen gerçekleşecek sosyal bağlantıların ihtimallerini arttırmak ve bu anlarda gerçekleşen planlanmış buluşmaların ise karşılıklı olarak kolaylığını sağlamaktır. Tüm bu çözüm önerileri bir araya getirildiğinde ise kentlerin gelişimi için yeni bir strateji ortaya çıkmıştır ve bu ulaşım odaklı kent gelişimi (transit-oriented development) olarak adlandırılmıştır. Bu çözüm önerisinin ana hedefleri kent içinde gelişen alt merkezlerin daha gelişmiş bir ulaşım ağı ile birbirlerine bağlanması ve içerisinde daha fazla sosyal bölgelerin olduğu daha yaşanabilir topluluklar yaratması olarak sıralanabilir. Ulaşım odaklı kent gelişimi bireylerin birbirleri ile karşılaşması için çok daha fazla fırsat sunacaktır ve böylece kişilerin daha kolay bağlanmaları sağlanacak.

Anahtar Kelime

şehircilik, ulaşım, planlama, sosyal ağlar, kentsel tasarım, şehiriçi ulaşım, kentsel mekan, kentsel sosyal hareketlilik

Tez Öğrencisi

Vildan ERTÜRK

Danışman Adı

Y. Doç. Dr. Hatice AYATAÇ

Tez Türü

Yüksek Lisans

Ay

Haziran

Yıl

2011

Başlık

İSTANBUL KENTSEL KIYI ALANINDAKİ DÖNÜŞÜM UYGULAMALARININ SOSYAL KİMLİK AÇISINDAN İRDELENMESİ: KARTAL/KÜÇÜKÇEKMECE UYGULAMALARI

Özet

Sosyal kimlik ve sosyal kimliğin aidiyet boyutu; psikoloji, çevresel psikoloji, planlama gibi disiplinler arasında uzun zamandır başlıca araştırma konusu olmuştur. Bu konunun gözde oluşu iki nedene dayanmaktadır: birincisi son zamanlarda ortaya çıkan dönüşüm kavramının fiziksel olduğu kadar sosyal yönünün de önem kazanması ve ikincisi dönüşümün bireyler üzerindeki sosyal etkilerinin o yerle ilgili aidiyetlerinde etkili olduğudur. Bu nedenle, aidiyet ve sosyal kimliğin değişimine yön veren etmenler hakkındaki bilgiler hane halkının aidiyet sürecini daha iyi kavramak üzere son derece önemlidir. Bireyin aidiyeti, o kişinin sosyal kimlik prensipleri arasındaki yüksek düzeyli bir uyuma ve bu yerle ilgili olumlu değerlendirmesine işaret etmektedir. Diğer taraftan halen oturulan yer konusundaki sosyal kimlik prensipleri arasındaki uyumsuzluk ise ait hissetmemeye sebep olabilmektedir. Sosyal kimlik literatüründe; halen oturulan ikemetgâh çevresindeki mekânsal kurgu ve kentsel dönüşüm uygulamalarının yer kimliği ile etkileşim halinde olduğu ve bu değişimin etkileri bazı eşiklere ulaştığında, hane halkının yaşadığı çevreyi sosyal kimlik parametrelerine göre değerlendirmesine yol açan bir yere ait olma ya da olmama sürecine başlandığı üzerinde durulmaktadır. Bu çalışmada, sosyal kimlik hakkındaki literatür gözden geçirilerek, mekânsal kimlik ve sosyal kimlik arasındaki ilişkileri anlamak üzere bağlamsal bir çerçeve sunulmaktadır. ‘‘Kentsel mekândaki fiziksel ve mekânsal değişim ve dönüşüm yalnızca bir yer değiştirme süreci değildir’’ temel varsayımına dayanarak; dönüşümün mekâna aidiyet ve sosyal kimlik üzerinde de etkili olduğu Kartal ve Küçükçekmece kıyı alanlarında yapılan bir anket çalışmasıyla ortaya konulmuştur. Çalışma sonunda yerleşme alanları ile ilgili objektif veriler ve anketlerin değerlendirilmesi ile iki yerleşme alanı sosyal kimlik ve aidiyet açısından irdelenmiş ve bu yerleşme alanlarının sosyal açıdan yaşayanlar için daha yaşanılır kılınması için gerekenler tespit edilerek öneriler getirilmiştir. Sonuç olarak; iki kıyı yerleşmesi alanı örneğinde dönüşüm projeleri sonrasında insan kaynaklı güvenlik ve sosyal ayrışma gibi sorunlar nedeni ile İstanbul’un bu kıyı mekânlarının yaşayanlar için tehlikeli ve kimliksiz mekânlar haline geldiği görülmüştür.

Anahtar Kelime

sosyal kimlik, aidiyet, kentsel dönüşüm, kimlik, kentsel kıyı mekanları, mekan

Tez Öğrencisi

Hande KADEMOĞLU

Danışman Adı

Prof. Dr. Lale BERKÖZ

Tez Türü

Yüksek Lisans

Ay

Haziran

Yıl

2011

Başlık

MODERN YAŞAMIN KAMUSAL MEKANLARI OLARAK ALIŞVERİŞ MERKEZLERİ

Özet

Alışveriş kavramı zamanla değişim gösterip, farklı işlevlerle bütünleşirken, alışveriş mekanları da toplumsal gelişmelerin, değişen sosyo-kültürel yapıların, teknolojinin ve yaşam standartlarının etkisiyle sürekli farklılaşmaktadırlar. Zaman içerisinde alışveriş merkezleri yalnızca tüketim yapılan mekanlar olmaktan çıkarak, sosyal ve kültürel mekanları ve açık alanları ile kentsel kamusal mekanlarda gerçekleşen eylemlerin aktarıldığı mekanlar olmaya da başlamışlardır. Kentlerde kamusal alanlarda ve alışveriş mekanı – kentsel mekan ilişkisinde yaşanan değişimle birlikte alışveriş merkezi tasarım ilkeleri de farklılaşmaya başlamışlardır. Kentsel sistemlerden esinlenerek kamusal alanları ile ön plana çıkan ve tüketim dışında sosyal ve kültürel ortamlar yaratmakla birlikte alışveriş dışında çok sayıda başka işlevi de barındıran mekansal organizasyonlar olarak karşımıza çıkmakta ve kendi içlerinde kent simülasyonları yaratmaktadırlar. Tez kapsamında; günümüzün yeni kamusal mekanları olarak karşımıza çıkan alışveriş merkezlerinin geçmişten günümüze geçirdikleri gelişim süreçleri sosyal ve mekansal boyutlarda incelenmekte, geçirdikleri değişimler işlevsel, toplumsal ve tasarıma özgü olarak irdelenmekte, alışveriş merkezlerinin planlama ve tasarım ölçütleri değerlendirilmekte, alışveriş merkezlerinde yaratılan kentsel mekanlardan esinlenilerek oluşturulan kentsel kamusal alan simülasyonlarının mekana yansımaları gibi konulara değinilmekte; alışveriş merkezlerindeki ortak kullanım alanlarının kentsel kamusal alanların yerlerini alıp alamayacakları, alışveriş merkezlerinin yeniden yorumlanan kent mekanı karakteristikleri aracılığı ile kamusal alan olma başarıları irdelenmektedir.

Anahtar Kelime

Kentsel kamusal alan, alışveriş merkezi, ortak kullanım alanları

Tez Öğrencisi

Özlem KEVSEROĞLU

Danışman Adı

Prof. Dr. Ayşe Sema KUBAT

Tez Türü

Yüksek Lisans

Ay

Haziran

Yıl

2011

Başlık

ENDÜSTRİYEL MİRAS ALANLARININ KENT PEYZAJINA ENTEGRASYONUNUN DEĞERLENDİRİLMESİ: SÜMERBANK KAYSERİ BEZ FABRİKASI ÖRNEĞ

Özet

Bu tez kapsamında, Anadolu’da endüstriyel bir geçmişi olan Kayseri kentindeki endüstriyel miras niteliğinde olan Sümerbank Kayseri Bez Fabrikası yerleşkesi ile yakın çevresinde bulunan tren yolunun dönüştürülmesi ve yeniden işlevlendirilmesi için kentsel tasarım stratejilerin geliştirilmesi amaçlanmıştır. Cumhuriyet dönemi endüstriyelleşmenin hızla geliştiği yıllarda, 1935 yılında kurulan Sümerbank Kayseri Bez Fabrikası sayesinde, Kayseri kenti Türkiye’deki modern şehirler arasında yer almıştır. Sümerbank Kayseri Bez Fabrikası, Kayseri kentine konumlanırken ulaşım ve pazar imkanları düşünülerek tren yoluna yakın bir düzlükte konumlanmıştır. Sümerbank Kayseri Bez Fabrikası’nın mevcut konumu ile kent meydanını birbirinden ayırıcı etkiye sahip olan tren yolundan dolayı Sümerbank yerleşkeleri fiziksel bozulmalara uğramaktadır. Bu tez kapsamında Sümerbank yerleşkesi ve yakın çevresinin maruz kaldığı bu fiziksel değişim nedenleri incelenmiş ve sorunlar tespit edilmiştir. Bu çalışmada Sümerbank ve kent meydanını birbirinden ayıran nedenler irdelenmiş ve birbirinden ayrışmış olan alanların; karma kullanımı içeren, yaya odaklı sürdürülebilir bir tasarım anlayışı benimsenerek bir kent parkına dönüştürülmesi amaçlanmıştır. Kent morfolojisi ile Sümerbank yerleşkesi arasında ilişki kurulmasında Space Syntax methodu kullanılmış olup bu tür Esmer Alanlarda (Brownfield) yeni tasarım alternatiflerinin geliştirilmesi hedeflenmiştir. Kent bütünüyle Sümerbank yerleşkesi arasında eşik etkisi yaratan tren yolunun ayırıcı etkisi, kent merkezinden uzatılan akslarla, tren yolunu da içerisine alan yeni tasarım alternatiflerinin geliştirilmesi hedeflenmiştir. Öncelikle mevcut durumun aks çizgileri global ve lokal düzeyde ölçülmüş olup bütünleşme analizleri oluşturulmuştur. Esmer alan olarak nitelendirilen Sümerbank yerleşkesi ve yakın çevresinin global anlamda bütünleşme çekirdeğinde olmasına rağmen, tren yolunun sınır etkisinden dolayı, yerleşke ile kent merkezi arasındaki yaya erişilebilirliğini olumsuz etkilediği analizlerle incelenmiştir. İkincil olarak, Sümerbank yerleşkesi ve yakın çevresinde belirli noktalarda yapılan yaya sayımları ile kent morfolojisi ve yapılan bütünleşme analizleri arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmıştır. Sümerbank’ı kent merkezine bağlayacak yeni yaya aksları tez kapsamında geliştirilerek Depthmap programı aracılığı ile test edilmesi hedeflenmiş ve hem Kayseri Büyükşehir Belediyesi tarafından önerilen proje hem de tez kapsamında geliştirilecek bu iki önerinin de sonuçları karşılaştırmalı olarak değerlendirilmiştir. Yapılan çalışmada, Kayseri kentinin hızla büyümesi doğrultusunda kente yeşil alan, erişilebilirlik ve sürdürülebilirlik gibi kavramları kazandırarak bu sayede Kayseri kentinin yaşayan bir şehir olması ve kentsel kalitenin artması öngörülmektedir.

Anahtar Kelime

Endüstri Arkeolojisi, Esmer Alanlar,Mekansal Dizin, Sürdürülebilirlik, Kentsel Peyzaj

Tez Öğrencisi

Müge ÇALIŞKAN

Danışman Adı

Y. Doç. Dr. Hatice AYATAÇ

Tez Türü

Yüksek Lisans

Ay

Haziran

Yıl

2011

Başlık

KAMU YARARI BAĞLAMINDA KAMUSAL MEKANLARDA BİR YAYALAŞTIRMA ÖRNEĞİ: EMİNÖNÜ TARİHİ YARIMADA (HOBYAR MAHALLESİ VE ÇEVRESİ) YAYALAŞTIRMA PROJESİ

Özet

SKamu yararı kavramı farklı disiplinler tarafından çalışmakta ancak kesin bir tanıma ulaşılamamaktadır. Kavramın tam olarak tanımlanamaması uygulama çalışmalarında çelişkilere yol açmakta ve sahip olduğu etik ve siyasal nedenlerinden ötürü doğru koşullarda kullanılamamaktadır. Kent planlaması ve tasarımının en önemli dayanağını oluşturan kamu yararı kavramının uygulamalarda yetersiz kalması kentlerin gelişiminde olumsuzluklara neden olmaktadır. Kentlerde meydana gelen değişimler planlama ve tasarım uygulamalarını etkilemekte ve bu değişimler sonucunda kamusal mekanlar etkilenmektedir. Bu etkilerin sonucunda kamusal mekanlar kullanım amaçlarından uzaklaşmakta, geçiş bölgeleri veya atıl alanlar olarak kullanılmaya başlamaktadı. Bu nedenle idari ve yerel yönetimler yeni politikalar oluşturarak alanlarda çeşitli uygulamalar ile bu sorunları çözmeye çalışmaktadır. Yaya alanlarında uygulanan yayalaştırma düzenlemeleri de bu uygulamaların başında gelmektedir. Dünya ve Türkiye örneklerinde yayalaştırma düzenlemelerinin kentlerde aktif yaşam alanları ve kamusal mekanlar sağladığı gözlemlenmektedir. Bu bağlamda planlama ve kentsel tasarım düzenlemelerinde yaya yollarının kamu yararı ilkesi ile düşünülerek planlanlanması gerekliliği oldukça önemlidir. Bu tez çalışmasında yaya alanlarının günümüzde sadece geçiş bölgesi olarak kullanılmakta olduğu ve kentsel kamusal mekan özelliklerini taşımadığı ve ayrıca kamu yararı özelliklerini göstermediği vurgulanmaktadır. İstanbul’un en önemli tarihi alanlarından olan Eminönü Hobyar Mahallesinde uygulanan yayalaştırma projesi kapsamında incelenen tez çalışmasında anket ve gözlem yoluyla değerlendirme alanı incelenmiştir. Yapılan analizler sonucunda kamu yararının ön plana çıkarılması gerektiği, kamusal mekanların tasarlanma süreçlerinde tüm katılım araçlarını kullanma zorunluluğu ve alanı kullanan tüm kesimlere hitap etmesi gerekliliği ön plana çıkmaktadır. Ortaya çıkan kararların kentsel tasarımın müdahale araçlarına etki edebildiği ölçüde kente ve topluma fayda sağlayabileceği bir gerçeklik olarak karşımıza çıkmaktadır.

Anahtar Kelime

kamu yararı, kamusal mekan, yayalaştırma

Tez Öğrencisi

DALYA HAZAR

Danışman Adı

Prof. Dr. Ayşe Sema KUBAT

Tez Türü

Yüksek Lisans

Ay

Haziran

Yıl

2012

Başlık

KENTSEL PLANLAMA VE TASARIM SÜREÇLERİNDE KENTSEL KUŞAK ALANLARI: İSTANBUL VE BARSELONA KENTLERİ KARŞILAŞTIRMALI DEĞERLENDİRMESİ

Özet

Bu çalışmada öncelikle kentsel kuşak alanı kavramı anlaşılmaya çalışılmıştır. Tarih boyunca kent gelişimine çeşitli disiplinlerce birçok farklı açıdan yaklaşılmıştır. Bu yaklaşımlardan biri morfolojik yaklaşımdır. Kentsel kuşak alanı kavramı da son yarım yüzyıldır kent morfologları ve coğrafyacılar tarafından araştırılan, ancak planlama ve tasarım ölçeklerinde fazla tanımlanmamış bir kavramdır. Uygulanan farklı planlama sistemlerinin kuşak alanlarını hangi açılardan etkilediği, bu alanların kent içerisindeki konumları, fonksiyonları ve kente kazandırdıkları değerin anlaşılması açısından, çalışmada çeşitli kavramlar belirlenmiş ve bir puanlama sistemi oluşturularak sayısallaştırılmıştır. İstanbul ve Barselona şehirleri üzerinde uygulanan yöntem ile şehirlerin gelişim süreçleri, kuşak alanları üzerindeki olası etkileri ve kuşak alanı oluşumları karşılaştırılmıştır. Kuşak alanları, yapılaşma döngüleri arasında kent çeperinde oluşan ve kentin genişlemesiyle kent içinde gömülü kalan kentsel birimlerdir. Sıklıkla önemli kent mirası ve ekolojik koridor özellikleri gösteren kuşak alanları, turizm potansiyeline sahip olmakla birlikte, kent sakinlerinin geleneksellik ve süreklilik hissi açısından önemlidir. Ayrıca bu alanlar, kentin doğaya ve kırsal bölgelere olan olumsuz etkisini azaltan tampon bölgelerdir. Ancak, hızlı nüfus artışı ve artan rant sonucunda, özellikle kent merkezinde bulunan iç kuşak alanlarına yeni gelişim alanları olarak bakılmaya başlanmıştır. Kuşak alanlarının kimliklerini korumalarının, geleceğe miras bırakılabilecek bir kentsel kalite olabileceği düşünülmektedir.

Anahtar Kelime

Kentsel Kuşak Alanı, Kent Morfolojisi, Kentsel Planlama, Kentsel Tasarım

 

Tez Öğrencisi

EGİN ZEKA

Danışman Adı

Y. Doç. Dr. Mehmet Ali YÜZER

Tez Türü

Yüksek Lisans

Ay

Haziran

Yıl

2012

Başlık

ŞEHİRSEL DOKU ANALİZİ İÇİN BİR METODOLOJİ:KORÇA ÖRNEĞİ

Özet

Şehir, fiziksel ve sosyo-ekonomik faktörlerin etkisinin sonucunda oluşan bir yapıdır. Buna bağlı olarak, kentsel tasarım da, bu faktörleri göz önünde bulundurarak, insanların hayat kalitesini artıracak ve şehrin sorunlarına çözüm üretecek yeni metodlar geliştirmeye çalışan bir disiplindir. Kentsel tasarımı yönlendiren en önmli etkenler: doğal çevre; sosyo-ekonomik yapı; teknolojik gelişmeler; mülkiyet durumu; ve tasarımcının bilgi birikimi olarak sıralanabilir. Bunların dışında, kentsel tasarım çalışmalarında, bir yol gösterici olarak, dikkate alınması gereken başka çok önemli bir konu da, mevcut (geleneksel) şehirsel dokusunun ve onu oluşturan elemanların özellikleridir. Ancak, yapılan birçok yeni kentsel tasarımlarda, bu dokunun yapısına yeterince önem verilmiyor ve bunun sonucunda birbirinden kopuk ve mekansal kurgusunda çok başarılı olmayan yerleşmeler ortaya çıkıyor. Bu bağlamda, bu çalışmanın temel amacı, geleneksel kentsel dokusunun özelliklerini ortaya çıkarmaya ve onun mekansal organizasyonunu yeni tasarımlarda, günümüzün koşullarına uygun olarak yorumlamaya çalışan bir metodoloji geliştirmektir. Bunu gerçekleştirmek için, öncellikle, çalışma alanı olarak, Korça şehrinde geleneksel dokusunu korumuş bir bölge seçilerek, detaylı morfolojik analizler yapıldı. Bu analizler ve onların sentezi sonucunda, alanın mekansal kurgusunun özellikleri ile ilgili önemli tespitler yapıldı. İkinci aşamada ise, bu özellikleri, Korça’nın yeni gelişme alanların tasarımlarına taşıyacak bir kentsel tasarım rehberi oluşturulmaya çalışıldı.

Anahtar Kelime

Kentsel Doku, Morfolojik analizler, Kentsel Tasarım Rehberi, Korça

 

Tez Öğrencisi

PINAR KABAOĞLU

Danışman Adı

Y. Doç. Dr. Aliye Senem DEVİREN

Tez Türü

Yüksek Lisans

Ay

Haziran

Yıl

2012

Başlık

KÜLTÜR VE KENTSEL MEKAN BAĞLAMINDA ADA YERLEŞMELERİNİN İNCELENMESİ: İSTANBUL PRENS ADALARI ÖRNEĞİ

Özet

Bu çalışma ada mekanında yaşam ve yerleşim konularını, kültür ve kentsel mekan öğeleri üzerinden araştırmayı amaçlamaktadır. Çalışmada ilk olarak çalışma konusunu ilgilendiren temel kavramlar açıklanarak, kültür, kentsel mekan ve kültür ile mekan arasındaki ilişki tanımlanmıştır. Ardından çalışmanın ana konusunu oluşturan ada mekanı kavramsal, fiziksel, sosyal, algısal yönleri ile tanımlanmış, ada yerleşmelerinin oluşum süreci, bu süreci etkileyen faktörler ve ada yerleşmelerini oluşturan birimler irdelenmiştir. Araştırmanın devamında, belirlenen kriterler çerçevesinde detaylı inceleme alanı olarak seçilen İstanbul Prens Adaları ile, benzer özellik gösteren örnek ada yerleşimleri incelenmiştir. Seçilen örnek ada yerleşimlerinin sosyal ve fiziksel gelişim süreci ve bu süreci etkileyen faktörler tanımlanarak birbirleri ile karşılaştırılmıştır. Kavramsal çalışma ve örnek alanların incelenmesinden ortaya çıkan kriterler, detaylı inceleme alanının analizi için bir yöntem oluşturmaya yardımcı olmuştur. İstanbul Prens Adaları’nda yerleşimin oluşumu, özellikleri ve bileşenlerinin incelenmesinin ardından, Prens Adaları’nda yapay fiziksel çevrenin ve onu destekleyen sosyal çevrenin, korunması ve geliştirilmesi gereken özelliklerine ve bunun için oluşturulacak yöntemde dikkate alınması gereken hususlara vurgu yapılmıştır.

Anahtar Kelime

adalar, kültür, kentsel mekan, kıyılar, ada yerleşmeleri

 

Tez Öğrencisi

SARA RASOULİ

Danışman Adı

Prof. Dr. Handan TÜRKOĞLU

Tez Türü

Yüksek Lisans

Ay

Ocak

Yıl

2012

Başlık

SÜRDÜRÜLEBİLİR KENTSEL TASARIMDA KENTSEL TARIMIN ROLÜ, “İSTANBUL ÖRNEĞİ”

Özet

20. yüzyıldan itibaren tarım ve tarıma bağlı faaliyetler büyük ölçüde kentlerden uzak tutulduğundan dolayı, özellikle nüfus yoğunluğu yüksek olan kent merkezleri ve banliyöler, tarımsal gıda üretimi alanlarından yoksun kalmıştır. Günümüzde ise söz konusu kentsel alanların en yoğun bölgelerinde bile belirli sayı ve çeşitli ölçülerde kentsel tarım faaliyetleri açısından, potansiyel boş arazilerin bulunmasına rağmen, kentlilerin günlük gıda tüketim ihtiyaçları, kimyasal, koruyucu, işleme ve taşıma gibi çeşitli nedenlerden dolayı besin değeri ve tazeliğini yitirmiş şekilde uzak mesafelerden kentlere ulaştırılmaktadır. Son yıllarda ise kentsel mekanların tasarım ve geliştirilmesi konusunda kentsel tarımın yenilikçi yaklaşımı plancı ve tasarımcılar tarafından benimsenerek, kentsel tarımın çeşitli fiziksel, mekansal, sosyal, ekonomik ve çevresel boyutları plancı, tasarımcı ve gıda üreticileri için ortak faaliyet alanları sağlayarak kentsel tarımı etkin bir planlama ve tasarım aracı olarak ortaya çıkarmaktadır. Kentsel tarımın arazi kullanım planlaması gibi çeşitli uzmanlık alanları ile bulunan güçlü bağlantıları kentsel tarımın sosyo-ekonomik ve mekansal boyutlarını bütüncül biçimde destekleyerek, sağlıklı ve karşılanabilir gıda erişimi gibi sağlık konularında da değerli bir araç haline gelmektedir. Kentsel tarım toplumsal gıda sisteminin bir parçası olarak kırsal alanlar, kent çeperleri, banliyöler ve kentsel alanların bütünleştirilmesinde önemli role sahip olmaktadır. Topluma dayalı gıda sistemleri toplum içinde gıda güvenliği, toplumsal sağlık ve eşitlik, çevresel sağlık ve iyileştirmenin yanı sıra ekonomik olarak da verimli ve dayanıklı ekonomik faaliyet olanakları sağlamaktadır. Kentsel tarımın mekana dayalı olması, ekolojik açıdan duyarlılığı, ekonomik olarak verimliliği, sosyal açıdan bütünleştiriciliği ve gıda üretimi ve erişimi konusunda güven sağlaması, söz konusu yaklaşımın çeşitli yönlerini ortaya çıkarmaktadır. Özellikle çevresel ve ekonomik sorunlar yaşayan kentlerde, kentsel tarım kentlerin dayanıklılığı açısından önemli bir faktör olarak görülmektedir. Post-endüstriyel kentlerde, nüfusun kaçışı ve yatırımların azalması gibi çeşitli etkenlerden dolayı ortaya çıkan büyük ölçüdeki boş araziler, kentsel tarım faaliyetleri için potansiyel alanlar oluşturarak, söz konusu faaliyetlerin yoğun kentsel alanlarda önemli bir arazi kullanım biçimi olarak yeniden değerlendirilmesine yol açmaktadır. İstanbul’da yakın geçmişte yaşanan kentsel gelişim süreçlerine bakıldığında, özellikle uzun ve zengin bir tarihe tanıklık etmiş, günümüzde ise kentin merkezi ve yoğun bölgeleri olarak bilinen ilçelerin yakın geçmişlerinde çok sayıda ve çeşitli ölçek ve biçimlerde kentsel tarım faaliyetlerinin yapıldığı görülmektedir. 20. yüzyılın sonlarından itibaren plancıların ve yerel yönetimlerin kentsel gıda sistemleri için getirdikleri kısıtlamalar sonucunda, kentlilerin konuya yönelik ilgi ve duyarlılıkları azalarak, yeni kentsel düzenleme ve projeler sayesinde bu ilgi tamamen kaybolmuştur. Bu araştırma kapsamında kentsel tarım faaliyetleri için İstanbul ili genelinde bulunan ve söz konusu çalışmalar açısından tarihi değerler taşıyan potansiyel alanlar tespit edilerek, geleceğe yönelik sürdürülebilir kentsel mekanlar, sağlıklı toplumlar ve güvenilir gıda üretim sistemleri oluşturmak amacıyla yapılan değerlendirmeler sunulmaktadır.

Anahtar Kelime

Kentsel Tasarım, Kent Tarımı, Uygulama Örnekleri, İstanbul

 

sayfa başına dön